(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/8720 E. , 2013/11088 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; fen bilirkişisi raporunda dava konusu taşınmazlardan 6551 ada 3 parsel sayılı taşınmaza (C) harfiyle gösterilen 5,79 m²'lik kısımda mezarlık duvarı yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, (D) harfiyle gösterilen kısmının 1/1000 ölçekli imar planında mezarlık koruma alanında kaldığı, (E) harfiyle gösterilen bölümün ise 1/1000 ölçekli plan dışında olduğu, 1/5000 ölçekli nazım imar planında tarım alanı olarak belirlenen kısımda kaldığı, yine 6551 ada 5 parsel sayılı taşınmaza (B) harfiyle gösterilen 26570,39 m²'lik kısımda mezarlık duvarı yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, (A) harfiyle gösterilen 5398,65 m²'lik kısmın ise 1/1000 ölçekli imar planında mezarlık koruma alanında kaldığı anlaşılmıştır.
Dairemize intikal eden aynı taşınmaza ilişkin açılan Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/662 E-2012/756 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; 6551 ada 3 parsel sayılı taşınmaza fiili el atma bulunmadığı (D) harfiyle gösterilen 26069,77 m²'lik kısmının 1/1000 ölçekli imar planında mezarlık koruma alanında kaldığı, (E) harfiyle gösterilen 5381,31 m² ve (F) harfiyle gösterilen 1909,02 m²'lik bölümlerinin ise 1/1000 ölçekli plan dışında olduğu, 1/5000 ölçekli nazım imar planında tarım alanı olarak belirlenen kısımda kaldığı anlaşılmıştır.
1.Yukarıda belirtilen her iki dosyada bulunan fen bilirkişi raporları arasında 6551 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki fiili el atma durumu yönündeki çelişki giderilerek dava konusu 6551 ada 3 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atılıp atılmadığı kesin olarak belirlendikten sonra bu parsel yönünden fiili el atma varsa sadece el atılan bölüm yönünden kamulaştırmasız el atma bedelinin tespiti ile bu kısmın idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2.6551 ada 3 parsel sayılı taşınmazda, fiili el atma bulunmadığı, 1/1000 ölçekli imar planında mezarlık koruma alanında kaldığı halde bedeline hükmedildiği dosya kapsamından anlaşılan (D) harfiyle gösterilen ve yine dava konusu 6551 ada 6 parsel sayılı taşınmazda fiili el atma bulunmadığı, 1/1000 ölçekli imar planında mezarlık koruma alanında kaldığı halde bedeline hükmedildiği dosya kapsamından anlaşılan (A) harfiyle gösterilen 5398,65 m²'lik kısımlar hakkında mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın, dava konusu taşınmazın, genel ve düzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu planda öngörülen kamulaştırma işlemlerinin zamanında yapılmamasından kaynaklandığının kabulü ile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın, 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen Geçici 6. maddesi 10. fıkrasında da “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları da dikkate alınarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden, her ne kadar mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de mahkemelerin görevine ilişkin hususlar kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilip görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmayacağından ve bu konuda görevin bozmaya uyulmakla doğan kazanılmış hak kuralının bir istisnası olduğu İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 04.02.1959 tarih 1957/13 E-1959/5 K. sayılı ilamında da belirtilmiş olmakla idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca 6551 ada 3 parsel ve 6551 ada 6 parsel sayılı taşınmazların fiilen el atma bulunmayan kısımları bakımından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3.11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 7 ve 13. fıkralarında getirilen “Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.” ve “…. bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır.” düzenlemeleri karşısında davacı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi ve karar ve ilam harcının maktu olarak alınması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.