(Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/8114 E. , 2011/5264 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 271 ada 10 ve 11 parsel sayılı 5158,31 ve 5180,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların kadastro tutanakları, aynı kuvvette iki tapu kaydının bulunması nedeniyle maliklerinin belirlenmesi için Kadastro Kanunu'nun 10. maddesi gereğince kadastro komisyonu tarafından Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazların, payları da belirtilmek suretiyle ... mirasçıları adlarına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı Hazine tapuları ile davalı tapusunun aynı yere ait olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1961 yılında 4753 sayılı Yasa'ya göre toprak tevzi komisyonunca yapılan çalışma sonucu oluşan Hazine tapuları, belirtmelik krokisi ve haritası ile tescil davası sonunda tescil ilamı ile oluşan davalı tarafın tapu kaydı haritası zemine, usulüne uygun olarak uygulanıp kapsamları belirlenmemiş, tescil ve tevzi haritaları ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek kayıtlar çakıştırılarak uygulanmamış, 404 ve 405 belirtmelik parsellerine ait belirtmelik tutanakları, tablendikatif ve haritaları getirtilmemiş, dava konusu taşınmazların dayanak tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için, Hazine tapusunun dayanağını oluşturan toprak tevzi komisyonunca düzenlenen tutanak, harita ve eki olan tüm belgeler ile komşu parsellere ait kadastro tutanak örnekleri ve dayanak belgeleri getirtilerek, dosya tamamlandıktan sonra taşınmazlar başında yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında oluşumlarından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte tarafların dayandıkları tapu kayıtları, tescil ve tevzi haritaları ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek sabit noktalar esas alınmak suretiyle çakıştırılarak uygulanmalı, kapsamları kesin olarak belirlenmeli, haritaların uygulama yeteneğinin bulunmaması halinde kayıtlarda yazılı sınırlar yerel bilirkişilere okunup, zeminde tek tek göstertilmesi sağlanmalı, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, tapu kayıtlarının çakışması halinde çakışan bölümde Hazinenin taraf olduğu tescil ilamının kesin hüküm nedeniyle Hazine'yi bağlayacağı ve davalı tapusuna değer verilmesi gerektiği göz önüne alınmalı, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirten ve keşfi takibe imkan veren ayrıntılı kroki düzenlettirilmeli, keşif sırasında çektirilecek fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazların sınırları kabaca işaretlettirilmeli, tapu kayıtları kapsamı dışında kalan bölümlerin bulunması halinde Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen zilyetlik şartlarının davalı taraf lehine gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 05.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.