1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2012/1495 E. , 2012/4293 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/02/2011
NUMARASI : 2009/136-2011/54
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalılarla birlikte paydaş oldukları 10123 Ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalıların talebi üzerine M.A.Belediyesi tarafından yapılan imar uygulaması ile 10123 ada 2 ve 3 parseller olarak tescil edildiğini, yapılan imar uygulamasının Mersin İdare Mahkemesince iptal edildiğini ve iptal kararının temyiz aşamasında olduğunu belirterek 10123 ada 2 ve 3 parsellerin eski hale ihyasına ve kendisinin de paydaş gösterilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar İ.ve R. M.dayanılan idare mahkemesi kararı kesinleşmeden eldeki davanın dinlenemiyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar savunma getirmemişlerdir.
Davanın reddine dair verilen karar, Dairece; “... Somut olayda idari işleme dayalı olarak 10123 ada 1 parselin ifrazı ile 2 ve 3 parsellerin oluşturulduğu, ancak idari işlemin idari yargı yerinde iptaline karar verildiği ve halen temyiz aşamasında bulunduğu idari işlemin iptalinin gerçekleşmesi halinde, bu işleme dayalı olarak oluşturulan kaydın illetini kaybederek yolsuz tescil durumuna düşeceği, bu durumda, idari işlemin iptaline ilişkin davanın eldeki davayı doğrudan etkileyeceği, hal böyle olunca; idari işlemin iptaline ilişkin davanın sonucu beklenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği ” hususlarına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı İİ.M. ile davalı R.M. vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Mahkemece, hükmüne uyulan bozma kararı gereğince 10123 ada 3 parsel sayılı taşınmazın sicil kaydının dayanağını teşkil eden idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilerek kesinleşmesi sebebi ile sicilin yolsuz tescil durumuna düştüğü gözetilerek geometrik durumuna geri dönülmesine karar verilmesi kural olarak doğrudur. Ancak; yargılama sırasında çekişmeli taşınmazla ilgili 26.08.2011 tarihinde yeni bir uygulama yapılmış ve yeni imar parselleri oluşmuş ve buna göre de taşınmazlarda davacı, davalılar ve dava dışı şahıslar mülkiyet sahibi olmuşlardır.
Hal böyle olunca; son yapılan imar işlemine karşı bir dava açılmış ise bu davanın sonucunun beklenmesi ve orada belirlenecek sonuca göre durumun değerlendirilmesi, yok şayet imar işlemine karşı bir dava açılmamış ise yeni sicilin dayanağı idari işlem iptal edilmedikçe eldeki davanın dinlenme olanağının bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken değinilen yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalılar İ.M.ile R.M. vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, hükmün 12.01.2011 tarihinde kabul edilen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.