(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/8126 E. , 2013/11185 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, bilirkişi raporunda (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümler ile ilgili atiye terk nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 32.186,00TL kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; fen bilirkişisi raporunda dava konusu 6551 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde fiilen el atma bulunmadığı, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 26.069,77m²'lik kısmının mezarlık koruma bandı alanında, (B) harfi ile gösterilen 5.381,31m² ve (C) harfiyle gösterilen 1.909,02m²'lik alanların 1/5000 ölçekli nazım imar planı kapsamında "ağaçlandırılacak alan ve 100kişi/hektar yoğunluklu gelişme konut alanında kaldığı, mahkemece (A) harfi ile gösterilen kısmın ise imar planında mezarlık koruma alanı olarak belirlenmesinden dolayı, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen yerden davacı payına düşen kısmın bedeline hükmedildiği anlaşılmıştır.
Dairemize intikal eden aynı taşınmaza ilişkin açılan Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/23 E-2012/803 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; 6551 ada 3 parsel sayılı taşınmazın (C) harfiyle gösterilen 5,49 m²'lik kısmına mezarlık duvarı yapılmak suretiyle el atıldığı, (D) harfiyle gösterilen 26.064,39 m²'lik kısmına el atma bulunmadığı 1/1000 ölçekli imar planında mezarlık koruma alanında kaldığı, (E) harfiyle gösterilen 5.381,24 m² ve (F) harfiyle gösterilen 1.908,98 m²'lik bölümlerinin ise 1/5000 ölçekli nazım imar planında tarım alanı olarak belirlenen kısımda kaldığı, mahkemece (C) harfiyle gösterilen kısma fiili el atma, (D) harfiyle gösterilen kısmın ise imar planında mezarlık koruma alanı olarak belirlenmesinden dolayı bu kısımların bedeline hükmedildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen her iki dosyada bulunan fen bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilerek dava konusu 6551 ada 3 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atılıp atılmadığı kesin olarak belirlendikten sonra fiili el atma varsa sadece el atılan bölüm yönünden kamulaştırmasız el atma bedelinin tespiti ile bu kısmın idare adına tesciline karar verilmesi, bulunmadığı takdirde fiilen el atılmayan taşınmaz hakkında mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın, dava konusu taşınmazın, genel ve düzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu planda öngörülen kamulaştırma işlemlerinin zamanında yapılmamasından kaynaklandığının kabulü ile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden her ne kadar mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de mahkemelerin görevine ilişkin hususlar kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilip görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmayacağından ve bu konuda görevin bozmaya uyulmakla doğan kazanılmış hak kuralının bir istisnası olduğu İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 04.02.1959 tarih 1957/13 E-1959/5 K. sayılı ilamında da belirtilmiş olmakla idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca 6551 ada 3 parsel sayılı taşınmaz bakımından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.