(Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/8101 E. , 2011/5351 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 105 ada 62 parsel sayılı 4982,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 105 ada 62 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1497.45 metrekarelik bölümünün aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle ve tarla vasfıyla davacı adına, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 3484,61 metrekarelik bölümünün ise 105 ada 62 parsel numarası ile ve ham toprak niteliği ile davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 105 ada 62 parsel sayılı taşınmazın temyize konu (A) harfi ile işaretli bölümünde davacı yararına 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde öngörüldüğü şekilde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Taşınmaza komşu taşınmazların tutanak örnekleri ve varsa dayanak örnekleri getirtilmediği gibi, bu taşınmazların niteliği belirlenmemiş, ziraatçi bilirkişi raporunda yer alan basit krokide taşınmaz mera ile çevrili olarak gösterildiği halde taşınmazın çevresinde mera olup olmadığı araştırılmamış; tespite aykırı sonuca ulaşıldığı halde tespit bilirkişileri dinlenilerek aykırılığın giderilmesi düşünülmemiştir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için taşınmazın bulunduğu yerde varsa mera tahsis kararı, ekleri ve haritaları ile çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde elverdiğince yaşlı, taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde oturan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, varsa mera tahsis kararı ve haritaları uygulanarak kapsamları belirlenmeli, taşınmazın mera tahsis haritası dışında kalması halinde, öncesi kadim mera olsa bile tahsisle birlikte mera niteliğinin kalkacağı göz önüne alınarak tahsis tarihi ile kadastro tespiti arasında 20 yıllık zilyetlik süresinin dolup dolmadığının belirlenmesi, mera tahsisi yoksa, komşu mera parselinin öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz ile mera parseli arasında ayırıcı nitelikte unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, zaman içinde sınırlarında mera yönünden genişleme olup olmadığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, mahkemece yapılacak gözlem tutanağa geçirilmeli, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösteren rapor ve harita düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.