1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2012/5029 E. , 2012/8231 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : EDREMİT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/07/2009
NUMARASI : 2005/532-2009/463
Yanlar arasında görülen tapu iptali, tescil, elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece tapu iptal talebi yönünden davanın reddine, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı Hazine vekili ile davalılar K. ve O. T.vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, 3621 sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece, 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasa hükümleri uyarınca hak düşürücü süreden dolayı tapu iptal talebi yönünden davanın reddine, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; dava konusu 438 parsel sayılı taşınmazın 20.11.1979 tarihinde kesinleşen kadastro tespitinden sonra 11.01.1994 tarihinde satış suretiyle davalıların miras bırakanı adına kayıtlı bulunduğu; davacı Hazinece, anılan taşınmazın kısmen kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı ve bu parsele bitişik kumsal sahanın bir bölümüne havuz ve otel bahçesi yapılmak suretiyle müdahale edildiği ileri sürülerek, tapu iptali ve tescil ile taşınmazın kıyıda kalan kısmı ile sicil kaydı dışındaki kumsal alana elatmanın önlenmesi ve yıkım istekleriyle eldeki davanın açıldığı; mahkemece yapılan uygulama sonucunda, sicil kaydı kapsamı dışında devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kumsalın 13 m2lik kısmına elatıldığı belirlenmek ve benimsenmek suretiyle 13 m2lik bölüm yönünden elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Öte yandan, gerçekten de; tapu iptaline ilişkin isteme yönelik olarak işin esası bakımından, 5841 sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde tapu iptal davasının hak düşürücü süreden reddedilmiş olması doğrudur. Ancak anılan yasa Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih 2009/31 E. 2011/77 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş ve Resmi Gazetede yayınlanmadığı için bu defa aynı tarih aynı esas ve 2011/27 sayılı karar ile iptal hükmünün de eldeki davalara uygulanmak üzere yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş ve 23.07.2011 tarihinde de karar resmi gazetede yayımlanarak iptal hükmü yürürlüğe girmiştir.
Öyle ise, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden bu durum karşısında 5841 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca davanın reddine ilişkin olarak kurulan hükmün, verildiği tarih itibarıyla doğru olduğu düşünülse ve ayrıca Anayasanın 153.maddesine göre iptal kararı geriye yürümezse de; 10.3.1969 gün ve 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçe bölümünde belirtildiği üzere iptal, kesin şekilde çözüme bağlanmış uyuşmazlıkları etkilemez ve henüz anlaşmazlık hali devam ediyorsa iptalin kapsamına girer. O halde, tapu iptal davasının hak düşürücü süreden reddine ilişkin kurulan kararın Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararından sonra doğru olduğu söylenemez. Zira, kamu düzeninin söz konusu olduğu bütün haller istisnanın kapsamına girer.
Hal böyle olunca; işin esasının 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre değerlendirilmesi; çap kaydı dışındaki yer hariç olmak üzere içindeki yer bakımından davanın kısmen veya tamamen kabulü halinde de, 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa hükümlerinin gözetilmesi suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması bakımından karar bozulmalıdır.
Davacı Hazine vekili ile davalılar K. ve O. vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.