Esas No
E. 2012/2527
Karar No
K. 2012/4441
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2012/2527 E.  ,  2012/4441 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : MALATYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 09/03/2010

NUMARASI : 2009/227-2010/105

Taraflar arasındaki davadan dolayı Malatya 3. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen  09.03.2010 gün ve 2009/227 esas, 2010/105 karar  sayılı  hükmün onanmasına ilişkin olan  25.02.2011 gün ve 8960-720 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:                                                   Dava, paylı mülkiyete konu çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.

Davacılar, çekişme  konusu  182  ada 17 parsel sayılı taşınmazdaki 3 nolu  bağımsız  bölümde dava dışı İ. ile birlikte paydaş iken, İbrahim'in taşınmazı davalı şirkete kiraya  verdiğini, kendilerinin muvafakatı alınmaksızın yapılan kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu, sonradan davacılar F. N. ve İ.in paylarını davacı M.A.ya temlik  ettiklerini ileri sürerek, davacılar N. ve F. yönünden ecrimisil, davacı M. A. yönünden elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.   Mahkemece, elatmanın önlenmesine ve kısmen ecrimisile karar verilmiş; hüküm davalı şirket tarafından işin esasına ve ferilerine yönelik olarak temyiz edilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, öncesinde paylı mülkiyet üzere olan çekişme konusu taşınmazın paydaşlarından İ..'in davalı ile yapmış olduğu kira aktinin, Türk Medeni  Kanununun 691. maddesi ve 6.5.1955  tarih 12/18 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca pay ve paydaş çoğunluğuna dayanmadığı ve böyle bir akte Borçlar Kanunu'nun 38. maddesi çerçevesinde diğer paydaşların icazet vermedikleri gözetilerek yazılı biçimde hüküm kurulmasının doğru olduğu; diğer taraftan, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 16. maddesi hükmü gereğince dava değerinin, elatılan  yer ile birlikte ecrimisilin toplamından ibaret olacağı ve keşfen belirlenen dava değeri üzerinden harcın da ikmal edilmiş olduğu gözetildiğinde hüküm altına alınan vekalet ücretinde de bir isabetsizlik yoktur. Nitekim, Dairece yapılan temyiz incelemesi sonunda, anılan hususlara değinilmek suretiyle yerel mahkeme kararı onanmış; davalının karar düzeltme isteği de reddedilmiştir.

Ancak, sonradan davalı tarafından dosyaya ibraz edilen maddi hatanın düzeltilmesi isteğine ilişkin dilekçe üzerine yapılan incelemede, davacılar vekilinin karar düzeltme aşamasında 13.06.2011 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiği, ne var ki bu dilekçenin maddi yanılgı nedeniyle 12.10.2011 tarihli karar düzeltme incelemesinde dikkate alınmadığı görülmektedir.

Bilindiği üzere feragat; davanın her aşamasında, başka bir ifadeyle yargılama sonuçlanıp hükmün kesinleşmesine kadar, karşı tarafa ulaşmasına gerek kalmaksızın mahkemeye hitaben yapılacak tek taraflı bir irade beyanı ile olur ve beyan edildiği tarih itibariyle de kat’i hükmün hukuki neticelerini doğurur.

Açıklanan bu ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın karar düzeltme incelemesinden önce dosyaya ibraz ettiği feragat dilekçesi karşısında, karar düzeltme isteğinin reddi hakkındaki Daire ilamının, yerel mahkeme kararının maddi anlamda kesinleşmesi hukuki sonucunu doğurduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.

Hal böyle olunca, davadan feragat nedeniyle Dairenin, karar düzeltme isteğinin reddi hakkındaki 12.10 2011 tarih, 8510-10235 sayılı ilamının ve 25.02.2011 tarih, 8960-720 sayılı onama ilamının ortadan kaldırılmasına; feragat doğrultusunda bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilebilmesi için yerel mahkemenin 09.03.2010 tarih, 227-105 sayılı kararının (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.04.2012  tarihinde oybirliğiyle karar verildi.  

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K1086 md.428 K10235 md.3 K492 md.16
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.