(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/5768
- Karar No
- 2010/6619
- Karar Tarihi
- 08.07.2010
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5768 E. , 2010/6619 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, Edirne 2.İcra Müdürlüğünün 2005/4338 sayılı takip dosyasında, 1.2.2006 tarihinde haczedilen menkul mallar üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun işyerinde yapıldığını, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı müvekkili yararına bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, haczedilen mahcuzların davacı 3.kişi tarafından 15.3.2003 tarihinde satın alındığı, bu hususun tanık anlatımları ile doğrulandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.unn 96 vd. maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu taşınır mallar, 1.2.2006 tarihinde, takibin dayanağı olan mahkeme kararında borçlu adresi olarak belirtilen ve ödeme emri tebliğ edilen adreste, borçlunun da hazır bulunduğu sırada haczedilmiştir.
İİK.nun 97/a. maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksini ispat, ileri süren davacı 3.kişiye düşer. Davacının delil olarak dayandığı
15.9.2003 tarihli mahcuzların devrine ait sözleşme adi yazılı şekilde düzenlenmiş olup HUMK.nun 299. maddesine göre alacaklıyı bağlamaz. Öte yandan başka güçlü delillerle desteklenmeyen vergi kaydı ve soyut düzeydeki tanık anlatımlarının da karinenin aksini ispata yeterli belgelerden olmadığı açıktır. Öyleyse alacaklı yararına olan karinenin aksi kanıtlanmamıştır. Borçlu ile davacı şirket arasındaki organik bağ da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.