Aramaya Dön

(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2013/11405
Karar No
K. 2013/11932
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi         2013/11405 E.  ,  2013/11932 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı dava dilekçesinde, davaya konu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına tescilini talep etmiş, mahkemece gider avansının yatırılmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-g maddesinde; dava şartı olarak kabul edilen avansın, taraflarca ikame edilen deliller için mahkemece belirlenen delil avansı olmayıp zorunlu gider avansı olduğu ve bunun da dava açılırken Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinde davanın tarafları için öngörülen taraf sayısının beş katı tutarındaki tebligat gideri ile diğer iş ve işlemler için gösterilen giderlerden ibaret bulunduğu, tarafların ikamesini talep ettikleri delil için mahkemece belirlenen avansın verilen kesin süre içinde yatırılmamasının ancak o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı, hiçbir şekilde delil avansının yatırılmamış olmasının ise davanın usulden reddini gerektirmeyeceği düzenlendikten sonra 448. maddesinde de bu Kanunun tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Somut olayda; mahkemece 29.02.2012 tarihli duruşmada davacı vekilinin yokluğunda gider avansının yatırılması için iki haftalık kesin süre verildiği ve daha sonra bu avansın yatırılmaması nedeniyle davanın reddedildiği, Dairemizin 25.03.2013 tarihli geri çevirme kararı ile getirtilen cevap yazısına ekli tutanağa göre, mahkemece verilen 29.02.2012 tarihli ara kararının davacı vekiline tebliğ edilemediği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığa konu davanın 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu zamanında açılması ve yargılamanın tahkikat aşamasına geçilmiş olması gözetildiğinde bu aşamada sadece HMK 324. maddesi uyarınca delil avansı istenebileceği gözden kaçırılarak, gider avansının istenmesi yerinde olmadığı gibi mahkemenin davanın reddine dayanak yaptığı davacı vekilinin yokluğunda verilen kesin süreye ilişkin ara kararın tebliğ edilemediği de dikkate alınarak HMK na göre verilmiş kesin bir süre olmadığı için bu anlamda kesin sürenin sonuç doğurması da mümkün olamayacağından mahkemenin gider avansının yatırılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.