Aramaya Dön

(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/5449
Karar No
K. 2010/11383
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi         2010/5449 E.  ,  2010/11383 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Aksaray 2.İcra Müdürlüğünün 2009/4697 Esas sayılı dosyasından, 28.09.2009 tarihinde borçlu işyerinde haczedilen 3 adet iş makinesi ve 3 adet ekipmanın borçluya teşhir amaçlı olarak gönderildiğini mülkiyetin davacı şirkete ait olduğunu belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.

Davalı alacaklı vekili, davacının sunduğu sözleşmenin tarafının borçlu olmadığı gibi sözleşmenin sadece taraflar yönünden hüküm ifade ettiğini, açılışı dahi yapılmamış bir mağaza için teşhir amaçlı 47.000 TL lık mal gönderilmesinin yaşam deneyimlerini aykırı olduğundun haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı borçlu, davacı şirketin dava konusu malları teşhir amaçlı olarak kendisine gönderdiğini, mülkiyetin davacıya ait olduğunu ve sunulan sözleşmeyi kendisinin imzaladığını beyan etmiştir.

Mahkemece,dava konusu malların davacı tarafından borçluya teşhir amaçlı olarak gönderildiğinin sabit olduğu, borçlu ve davacı arasında danışıklılığa işaret eden bir durum bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2010/5449 2010/11383 Dava, 3.kişinin, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.

1.Dava konusu haciz, 28.09.2009 tarihinde borçlu şirkete ait işyerinde yapılmıştır. İİK’nun 97/a maddesi gereğince mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.

Davacı şirket, dava konusu malların kendisine ait olduğu yönünde faturalar sevk irsaliyesi ve teşhir amaçlı olarak gönderilmesine ilişkin adi nitelikte düzenlenmiş sözleşmeler sunmuştur. HUMK’nun 299/1.maddesi gereğince adi sözleşmeler tarafları yönünden hüküm ifade ettiği, davalı alacaklı yönünden bir bağlayıcılığı olmadığı açıktır. Ancak sunulan faturaların hacizli mallara uygunluğu ve davacının ticari defterlerindeki kayıtlarla teyit edilmesi halinde iddiayı ispat nitelikte olduğunun kabulü gerekir.

Öte yandan, icra dosyası içeriğinden,bu davanın yargılaması sırasında haczedilen malların muhafazası için aynı adrese 05.10.2009 tarihinde gidildiğinde, 28.09.2009 tarihinde haczedilen malların bir kısmının olmadığı, bunlar içinde dava konusu malların bir kısmının da bulunmadığı, davalı alacaklı vekilinin muhafaza sırasında bulunmayan malların haczinden vazgeçildiğini beyan ettiği ve bu beyanına ilişkin zaptı imzaladığı anlaşılmıştır.Ancak 05.10.2009 tarihinde dava konusu mallardan hangisinin bulunmadığı tesbit edilememiştir. Çünkü 28.09.2009 tarihinde haczedilen mallardan ismen uyanların değerleri aynı olmadığı bu nedenle de hangi malların muhafazasının yapıldığının kesin olarak tesbitinin mümkün olmadığı görülmüştür.

Yapılacak iş, öncelikle 05.10.2009 tarihinde dava konusu mallardan hangilerinin bulunmadığı tesbit edilerek, bu mallar yönünden alacaklı vekilinin hacizden vazgeçmesi nedeniyle hacizler düşmüş olduğundan konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir. Haczi devam eden mallar yönünden ise, dava konusu malların sunulan fatura kapsamında kalıp kalmadığı bilirkişi aracılığı ile gerekirse mahallinde keşif yapılarak tesbit edilmeli, kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, davacının tacir olması nedeniyle tutması zorunlu olan ticari defterleri üzerinde yine konusunda uzman bilirkişi aracılığı inceleme yapılarak, faturaların yevmiyi defterinde, malların demirbaşında kayıtlı olup olmadığı, bu malların satışına ilişkin kayıtların bulunup bulunmadığı saptanarak oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. 2010/5449 2010/11383 Mahkemece, tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku İİK md.97
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.