1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2012/433 E. , 2012/4861 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : SİLİVRİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/04/2008
NUMARASI : 2006/149-2008/173
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, ortak miras bırakanları M.K.’nin kız çocuklarından mal kaçırmak amacıyla 20 parça taşınmazını bir kısmını bağış bir kısmını ise satış göstermek suretiyle davalı olan oğullarına temlik ettiğini, temlik işlemlerinin bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının miras payı olmadığı takdirde saklı payı oranında iptal tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın nispi harca tabi olduğunu, çekişmeli taşınmazlar hakkında aynı hukuksal nedene dayalı olarak açılan 1995/198 esasına kayıtlı dava dosyasında “açılmamış sayılmasına” karar verildiğini, içeriği tartışmalı muvafakatnameye itibar edilemeyeceğini, kesin sonuca götürecek araştırma ve inceleme yapılmadığını, 3617 ve 3613 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davadan feragat edildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; feragat beyanı nedeniyle 3167 ve 3613 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın reddine, diğer parseller bakımında ise iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 18.02.2011 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat A. M. K.ile temyiz edilen davacılar vekili Avukat Ş. K.G. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkin olup mahkemece yargılama sırasında davacı ve davalıların tamamının yer aldığı Silivri ..... Noterliğinde düzenlenen "muvafakatname" başlığını taşıyan 19/02/2007 tarihli belge ile davalıların ve dava sırasında ölen bir kısım davalıların mirasçılarının "davacıların veraset ilamındaki payları oranında haklarının bulunduğunun" kabul edildiği gözetilmek ve bu belge taraflar arasında yapılan "sulh akdi" olarak değerlendirilmek suretiyle neticeye gidilmesinde ve buna dayalı olarak davanın kabul edilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak 5646 parselsayılı taşınmazın miras bırakandan intikal etmediği, dava dışı Y.. K...'ye ait olduğu kayden sabit olduğu halde bu parselinde kabul kapsamına alınmış olması isabetsiz olduğu gibi çekişmeye konu edilen bazı parsellerin imar uygulamasına tabi tutularak yeni imar parsellerinin oluşturulduğu ve yine kadastral parsel maliklerine özgülendiği saptandığı halde imar uygulaması ile kadastral parsellerin hukuki varlıklarının ortadan kalktığı gözetilerek imar parselleri bakımından hüküm kurulması gerekirken hukuki dayanağı kalmayan kadastral parseller üzerinden infazı mümkün olmayacak şekilde karar verilmiş olması da doğru değildir. Öte yandan; davalı O.'ın mirasçısı H.'nin ismine karar başlığında yer verilmemiş olması neticeye etkili görülmemiştir.
Kabul tarzı itibariyle de; dava dilekçesinde bir değer gösterilmemiş ise de alınan nisbi harcın tekabül ettiği dava değeri belirlenerek bu değer üzerinden davada vekil ile temsil edilen davacılar yararına avukatlık ücretine taktir edilmesi gerekirken yargılama sırasında keşfen belirlenen ancak harcı ikmal edilmeyen değer üzerinden fazla avukatlık ücretine karar verilmiş olması da isabetsizdir.
Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanannedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 825.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 30.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.