Aramaya Dön

(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2013/12196
Karar No
K. 2013/15274
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi         2013/12196 E.  ,  2013/15274 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, kayyım atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacı vekili; dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazda pay sahipleri olan Ali oğlu Bekir, Ali oğlu Dede'nin tanınmadığı gibi ölü olup olmadıklarına ve mirasçılarının bulunduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığını ileri sürerek, kayyım atanmasına karar verilmesini istemiş ve dava konusu taşınmazın 1952 tarihinden beri tapuda intikal görmediğine ve kayıt malikinin mirasçısı olduğunu iddia ederek tasarrufta bulunan kimsenin bulunmadığına ilişkin idarece düzenlenmiş tahkikat tutanağını ibraz etmiştir. Mahkemece; zabıtanın cevap yazısı ve tapu kaydıyla yetinilerek, dava konusu taşınmazla ilgili devam eden davanın bulunmadığı ve kayyım atanması için gerekli herhangi bir sebebin bildirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dava, 3561 sayılı Kanuna dayalı olarak açılan kayyım atanması istemine ilişkin olup 1. maddesinde Kanunun amacının, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle malvarlıkları üzerinde Hazine menfaatinin korunmasını sağlamak üzere mahallin en büyük mal memurunun kayyım olarak atanması, yetkileri, yetki devri, kayyımlık mallarının yönetimi ve giderleri, kayyım ve görevli personele ödenecek ücretler ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasları düzenlemek;

2.maddesinde ise 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 427 nci maddesine göre, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamının bu kimselerin malları üzerinde Hazinenin hak ve menfaatlerinin bulunup bulunmadığını mahallin en büyük mal memurluğundan araştıracağı, Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı olarak tayin edilmek şeklinde hükme bağlanmıştır.

Bu durumda; kayyım atanması talebinin, yukarıda açıklanan Kanun hükümleri gözetilip değerlendirilerek sonuçlandırılması gerekir. Dava konusu taşınmazla ilgili derdest bir davanın bulunması, yönetim kayyımı atanabilmesi için zorunlu koşullardan değildir. Dava dosyası içeriğinden dava sebebinin açıklandığı ve dayanaklarının da gösterildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece; konuya ilişkin kanun hükümleri ve kanunun amacı gözetilerek ve sadece zabıta araştırmasıyla yetinilmeden, dava konusu taşınmaza ait ilk tesisinden itibaren bütün tedavülleri ve dayanakları ile birlikte tapusunun tapu müdürlüğünden, vergi kaydıyla ilgili bilgi ve belgelerin belediye başkanlığı ve vergi dairesinden getirtilip kayıt ve belgelerde kimlik bilgilerinin bulunması halinde nüfus müdürlüğünden ilgililerin nüfus aile kayıtları istenip tapu kaydı malikleriyle irtibatı araştırılması, varsa mirasçılara ilişkin mirasçılık belgelerinin istenilmesi ile toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla, yukarıda açıklanan nedenler göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde bulunmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüne, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen Geçici 3. maddesindeki atıf nedeniyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog