11. Ceza Dairesi
Sanığın, ... (...) Yapı Denetim... Ltd. Şti.nin inşaat mühendisi yetkilisi olduğu, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ...’in ise ... İli ... İlçesinde yapımına başlanan inşaatın müteahhidi olduğu, inşaatın yapı denetim ve kontrol işlemlerinin ise bu şirket tarafından yürütüldüğü, ruhsatlı projeye aykırı bir kısım imalat yapılması nedeniyle denetim firmasınca müteahhit olan sanığın uyarıldığı ancak aykırılıkların ilgili makamlara bildirilmediği ve denetime ilişkin belgeler üzerindeki imzaların sahte olduğunun iddia ve kabul edildiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nin 6. maddesinde kamu görevlisinin kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi olarak tanımlandığı, 4708 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre yapı denetim kuruluşunun Bakanlık'tan izin belgesi ile faaliyette bulunabilen tüzel kişi niteliğinde olduğu, yapı denetim hizmetinin Bakanlık denetimine tabi olduğu ve anılan Kanun'un 1. maddesinin denetçi mimar ve mühendisin ilgili meslek odasına kayıtlı ve Bakanlıkça kendisine denetçi belgesi verilmiş mühendis ve mimarı tanımladığı ve aynı Kanun'un 9/2. maddesindeki "yapı denetim kuruluşunun ortak ve yöneticileri, mimar ve mühendisleri ile laboratuvar görevlileri bu Kanun hükümleri çerçevesinde yapmaları gereken denetimi yapmadıkları halde yapmış gibi veya yapmalarına rağmen gerçeğe aykırı olarak belge düzenlemeleri halinde Türk Ceza Kanununun resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır" hükmü de nazara alındığında; yapı denetim hizmetinin kamu hizmeti olduğu ve denetçi mimar ve mühendisin bakanlık kontrolü altında iş gören bir kamu görevlisi olduğu, bu itibarla sanığın üzerine atılı eylemin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve 4708 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hükümler kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 22.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın