(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/6447
- Karar No
- 2010/9418
- Karar Tarihi
- 04.11.2010
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/6447 E. , 2010/9418 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) yetkilisi, Bafra İcra Müdürlüğü’nün 2009/6737 Esas sayılı dosyasında yapılan 13.03.2010 günlü haczin yapıldığı iş yerini 03.12.2008 tarihli ortakları kurulu kararı ile borçludan devraldıklarını, mahcuzların davacı şirkete ait olduğunu,borçlunun sadece yanlarında yevmiye karşılığı çalıştığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı (alacaklı) vekili, mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına bulunduğu, karinenin aksini kanıtlama yükünün üçüncü kişiye düştüğünü, istihkak iddiasının danışıklı olarak ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), önceden davacı şirket ile aynı iş yerinde birlikte çalıştığını,işlerinin kötü gitmesi nedeni ile 2008 yılının sonunda iş yerini kapatıp davacı şirkette yevmiyeci olarak çalışmaya başladığını,danışıklı hareket etmediklerini belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığı,borçlunun davacı şirketteki ortaklığını bırakıp geçerli bir neden olmaksızın yevmiyeci olarak çalışmaya başlamasının genel yaşam deneyi kuralları ile bağdaşmadığı, istihkak iddiasının da samimi ve inandırıcı bulunmadığı “davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK7nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. Haciz ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde, borçlu huzurunda yapılmıştır.İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararınadır ve aksini ispat yükü üçüncü kişiye düşmektedir.
Ticaret sicil kaydına göre borçlu, davacı şirketin ortağı değildir ve haciz adresi de üçüncü kişi adına kayıtlı değildir.Bununla birlikte üçüncü kişi ve borçlu arasında bir kar ortaklığı ilişkisinin bulunduğu ve aynı alanda faaliyet gösterdikleri, borçlunun hakkındaki çok sayıdaki icra takibinin ardından haczin yapıldığı iş yerini 03.12.2008’de davacı şirkete devrettiği yönünde tarafların kabulü ve kolluk araştırması bulunmaktadır.Ne var ki taraflar arasında geçerli bir iş yeri devri yapıldığı ve buradaki malların davacı şirketin mal varlığına geçtiği konularında ödeme,fatura, ticaret sicil kaydı gibi delillerden hiç biri dosyaya sunulamamıştır. Bu durumda mahcuzlar halen borçlunun mülkiyetindedir ve kişisel borçlarından ötürü de haczine engel bir yasal durum yoktur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı (üçüncü kişi) yetkilisinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 4.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.