Aramaya Dön

(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2012/15111
Karar No
K. 2013/2012
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi         2012/15111 E.  ,  2013/2012 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;

1.Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde, taşınmazın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmekte olup bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler ve uygulanacak kapitalizasyon faizi yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. Mahallinde yapılan keşif sırasında bu yönde herhangi bir tespit yapılmamış, sadece mahalli bilirkişilerce taşınmazın sulanabilir arazi olduğu beyan edilmiş olduğu halde, bilirkişi kurulunun asıl ve ek raporunda, taban suyu seviyesinin yakın olduğu, 7-8 metreden su çıktığı, asfalt çalışması yapılmadan önce davalının kuyudan motopompla sulama yaptığı mahalli bilirkişi tarafından beyan edildiği, halen 100-150 metre uzaklıktaki derede su ve ağaçların bulunduğu ve sulanabilir arazi olduğu gerekçesiyle sulu arazilerde uygulanan ürün münavebesi ve buna uygun kapitalizasyon faizi esas alınarak değer biçilmiş ise de; belirtilen sulamanın taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen yeterli olup olmadığı, dereden sulanıyorsa bu suyun kendi doğal akışı ile mi yoksa özel bir pompalama ya da başka bir sistemle mi taşınmaza ulaştığı, yapılan sulamanın başkasının taşınmazındaki bir kuyudan yapılıyor olması durumunda bu sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için kaynak üzerinde dava konusu taşınmaz lehine bir irtifak hakkı kurulmuş olması gerektiğinden bu hususun varlığı ve suyun yeterliliği gibi hususlar da ayrıntılı bir biçimde araştırma yapılmadan, pompalama ile sulama varsa bunun için yapılacak giderlerin de üretim masraflarına ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden düzenlenen bilirkişi kurulu raporu esas alınarak karar verilmesi,

2.Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre; bir yılda çift ürün alınabilen yörelerde dahi bu ürünlerin hazırlık ve yetişme süreleri dikkate alındığında bir yılı aşan süre gerektiği de gözönünde tutulup genellikle iki yılda üç ürünün münavebeye alınmak suretiyle değerlendirme yapılması gerektiğinden, bu husus gözetilmeden hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 6 yılda 9 ürün (buğday, marul, mısır, karpuz, soya, pamuk) münavebesi üzerinden değerlendirme yapılması,

3.Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarında; özel bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede, münavebeye alınacak ürünler için o yer il/ilçe gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü dekar başına ortalama verimine, üretim giderine ve toptan satış fiyatına ilişkin verilerinin esas alınması kabul edildiğinden dava konusu taşınmazın değerlendirilmesinde Tarsus Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğünün 2011 yılına ait verileri yerine Çağbaşı Köyüne ait lokal verilere göre bedelin tespiti, Doğru görülmemiştir.

Mahkemece; açıklanan nedenlerle gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğünden dava tarihi (yılı) itibariyle münavebeye alınacak ürünlerin sulu ve kuru şartlardaki verilerini gösterir cetvel getirtilerek, gerekirse yerinde yeniden keşif yapılıp hakimin gözlemi de tutanağa geçirilmek suretiyle bilirkişi kurulunca taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi olup olmadığı açıkça araştırılıp saptanmalı, taşınmazın sulu tarım arazisi olduğunun belirlenmesi halinde 2. bentdeki açıklamalar da dikkate alınarak taşınmazın değeri tespit edilerek susuz olduğunun tespiti halinde ise, buna uygun ürün münavebesi ile kapitalizasyon faizinin %6 oranında alınmak suretiyle değer belirlenerek ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K4650 md.11
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.