(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/11834 E. , 2013/13050 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kamulaştırma bedelinin artırılması istenilmiştir. Mahkemece, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin tahsili davası olarak değerlendirilmiş, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1.Davacılar vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırılması nedeniyle kıymet takdir komisyonunca belirlenen 600 TL'nin 7.000 TL daha artırılmasını istemiş, mahkemece davacılara kamulaştırma evrakı tebliğ edilmediği gerekçesiyle davaya kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat davası olarak bakılmak suretiyle hüküm kurulmuştur.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu taşınmazın davalı idare tarafından 1997 yılında kamulaştırıldığı, taşınmazın mülkiyetinin çekişmeli olması nedeniyle Kamulaştırma Kanununun 18. maddesi gereğince işlem yapılarak çekişmesiz kamulaştırma bedelinin bankaya depo edildiği, kamulaştırma evrakının 25.06.1997 tarihli yazıyla notere gönderildiği, mülkiyet ihtilafının çözümlenmesi üzerine taşınmazda pay sahibi olduğu tespit edilen davacılar tarafından süresi içerisinde bedel artırım davasının açıldığı anlaşıldığına göre dava bedel artırım davası olup, Kamulaştırma Yasasının 14. maddesinde, kamulaştırmaya konu taşınmaz malın sahibinin yapılan tebligat gününden veya tebliğ yerine geçen ferağ tarihinden itibaren 30 gün içinde, takdir olunan bedel ile maddi hatalara karşı adli yargıda dava açılabileceği hükmüne yer verilmiş olup, bedele ilişkin olarak açılacak dava yönünden yasada öngörülen, hak düşürücü nitelikteki bu süre geçtikten sonra malikin artık bedel konusunda dava açma hakkı bulunmamaktadır. Malikin dava hakkının bulunduğu hak düşürücü süre içerisinde bedel artırım davası açıldıktan sonra HUMK nun 86 ve müteakip maddelerine dayanılarak müddeabihin artırılmasına yönelik ıslah isteme hakkı mevcut ise de, bu süre geçtikten sonra bedelin daha da artırılması gerektiğinden bahisle ayrı bir davaya da konu edilemeyecek olan ilave bedel için ıslah talebinde bulunulmasına yasal olanak yoktur. Başka bir deyişle, ıslah istendiği tarihte dava hakkı düşmüş ise, bu husus ıslah istemine konu edilemez. Açıklanan nedenlerle dava kamulaştırma bedelinin artırılması davası olup, hak düşürücü süre geçtikten sonraki ıslah isteminin reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması,
2.Alınması gereken maktu karar harcının peşin alınan harçtan mahsubu ile fazla yatan harcın talep halinde davacılara iadesine karar verilmemiş olması,
3.Mahkeme kararının hüküm fıkrasında her bir davacının payı ve alacağı bedelin açıkça gösterilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması,
4.Davada kendisini vekille temsil ettirmiş olan davacılar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, daha yüksek miktarlarda nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir.