(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/8417 E. , 2012/9225 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1.Kamulaştırma Yasasının 15.maddesinin son fıkrasında, bilirkişilerce -aynı Yasanın 11.maddesinin (f) bendi hükmü gözetilerek- yapılacak değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (31.12.2007 dava tarihi) esas tutulacağı öngörülmüştür. Buna göre dava tarihi olan 2007 yılına ait verilerin esas alınarak kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerekirken, bilirkişi kurulunca taşınmazın değerlendirilmesinde 2010 yılı verilerinin esas alınması ve keşif tarihi itibari ile kamulaştırma bedelinin tespiti suretiyle değer belirlenmesi,
Kabule göre de;
2.Anılan Yasanın 11. maddesinin (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmakta olduğu halde bilirkişi raporuna esas alındığı belirtilen 2010 yılı verileri getirtilip raporun denetlenmemiş olması,
3.Dairenin 23.11.2009 tarihli ikinci bozma ilamında, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olup olmadığının araştırılmamış olması bozma konusu yapılmış olup, mahkemece bozma sonrası düzenlenen ek rapor esas alınarak 20.226,40 TL kamulaştırma bedeli tespit edilmiş ise de 24.11.2008 tarihli bozmadan önceki ilk kararı salt davalı taraf temyiz etmiş olduğundan davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözardı edilerek ilk kararda belirlenen 56.806,00 TL yerine 20.226,40 TL kamulaştırma bedeline hükmedilmiş olması, Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bilirkişi kurulunca münavebeye alınan ürünlerin 2007 yılına ait veri listesi gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüğünden getirtildikten sonra, yukarıda sözü edilen bozma sebepleri doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı, alınan bu ek raporun bozmaya ve veri listesine uygunluğu da denetlendikten sonra oluşacak sonuç doğrultusunda ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.