(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/5825 E. , 2012/7213 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 30. maddesi gereğince 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kütahya Uşak doğalgaz dağıtımı kapsamında boru hattının geçtiği ...'ne ait taşınmaz mallarla ilgili olarak Kamulaştırma Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca her iki kamu kuruluşu arasında devirde anlaşılıp bedel de uzlaşma sağlanamaması üzerine 114 ada 22 parselde 712,96 m², 106 ada 17 parselde 258,85 m², 108 ada 106 parselde 68,05 m², 127 ada 32 parselde 552,12 m² ve 127 ada 33 parselde 1675,72 m²'lik irtifak alanının bedelinin tespitiyle adlarına tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece davacı vekilince aynı taşınmaz hakkında Hazine aleyhine daha önce Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan 2009/224 Esas 2009/158 Karar sayılı davanın reddedilerek kesinleştiği ve ayrıca 30 günlük süre içerisinde bu davanın da açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 30. maddesi 3. fıkrasına göre; taraflar bedelde anlaşamadıkları takdirde alıcı idare, devirde anlaşma tarihinden veya Danıştay kararının tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde 10. maddede yazılı usule göre mahkemeye başvurarak kamulaştırma bedelinin tespitini ister. Yasanın bu buyurucu hükmüne göre davalı mal sahibi idarenin, alıcı idareye bedelde anlaşamadıklarını tebliğ etmesi gerekir. Dosyanın incelenmesinden mal sahibi idarenin davacıya böyle bir bildirimde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim davacı idare, davalı mal sahibinin bu yöndeki ifadesini diğer bir anlatımla bedelde anlaşamadıklarını 23.11.2009 tarihinde öğrendiğini ifade etmektedir. Bu tarihten itibaren 30 günlük hak düşürücü süre de geçmemiştir. Çünkü dava 17.12.2009 tarihinde açılmıştır. Bu tür davalar uyuşmazlığın esasına ilişkin bulunmayıp usule ilişkindir. Bu itibarla hak düşürücü sürenin geçmiş bulunması davanın esası yönünden kesin hüküm ifade etmez. Hak düşürücü süreyi geçiren idare, varsa harcını yatırmak suretiyle yeniden 30. maddedeki usule göre prosedürü tamamlayıp bu davayı her zaman yeniden açabilir. Mahkemece açıklanan hususlar dikkate alınarak işin esasına girilip tüm deliller toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.