(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/4233 E. , 2012/7478 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, galle miktarının tespiti ile eksik ödenen galle alacağına ilişkin şimdilik 10.000 TL alacağın yasal faizi ile beraber ödenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacılar vekili Av.... ile aleyhine temyiz olunan davalı vekili Av.... ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu Mazbut Gümrükçü ... Vakfı’nın kesinleşmiş mahkeme kararı ile galle fazlasını almaya hak kazanmış evlatları olduklarını, ancak davalı ... Genel Müdürlüğünce bu gallenin eksik ödendiğini ileri sürerek 1990 yılından dava tarihine kadar eksik ödenen gallenin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 10.0000 TL nin yasal faizi ve masraflarla birlikte davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacılar ..., .......2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.03.1990 gün ve 1985/236 Esas-1990/160 Karar sayılı ilamı ile dava konusu Mazbut Gümrükçü ... Ağa Vakfı’nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarına karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği, bu karar uyarınca davacılara Vakıflar Genel Müdürlüğünce 1990 yılından dava tarihine kadar değişik miktarlarda hesaplanan galle ödendiği anlaşılmaktadır. Davacılar, 08.12.1966 tarihinden itibaren davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından yönetilen dava konusu mazbut vakfın bir kısım taşınmazlarından kamulaştırma, taviz bedeli, satış vs. gibi çeşitli şekillerde elde edilen gelirlerinin davalıca açıklanmadığını, bazı taşınmazları kendi adına tescil ettirdiğini, bir kısım taşınmazlara ise gerekli takip yapılmadığından dava dışı kişi ve kurumlarca sahiplenilip el konulduğunu, vakfa ait hisse senetleri temettülerinin ödenmediğini, bu yüzden vakfın gelirlerinin hesaplanmasında hata yapılarak kendilerine az galle verildiğini ve böylece zarara uğradıklarını iddia ettiğine göre; mahkemece, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplandıktan sonra konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, davanın niteliği yanlış değerlendirilerek somut uyuşmazlıkta uygulanma imkanı bulunmayan 6111 sayılı Kanunun 208. ve 209. maddeleri doğrultusunda değişiklik yapılan 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 7. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Zira; 6111 sayılı Kanunun 208. maddesi ile 5737 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen ilk fıkrada, intifa haklarına ilişkin taleplerin galle fazlasını almaya hak kazandığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşeceği hükmü getirilmiş olup, somut olayda davacıların galle fazlasını almaya hak kazandıkları Beyoğlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.03.1990 gün ve 1985/236 Esas-1990/160 Karar sayılı ilamının 23.10.1990 tarihinde kesinleşip davacılar tarafından süresinde infaz için davalı kuruma müracaat edildiğinden; ikinci fıkrada ise mazbut vakıflarda intifa haklarının galle fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren, vakfın son beş yıl içindeki malvarlığı, gelirleri ve giderleri ile sınırlı olmak ve galle fazlasının mevcudiyeti şartıyla Genel Müdürlükçe belirleneceği hükme bağlanmış olup, yukarıda da açıklandığı gibi davacıların taleplerinin galle almaya hak kazandıkları mahkeme kararının kesinleştiği 23.10.1990 tarihinden sonraki yıllarında eksik ödenen galle alacağı ile ilgili olduğu, kararın kesinleşme tarihinden önceki dönemleri kapsamadığı ayrıca davacıların başvurularından dava tarihine kadar davacılara Vakıflar Genel Müdürlüğünce belirlenen ve denetlenemeyen hesaplara göre galle fazlasının ödendiği ve davalı ...
Genel Müdürlüğüne yapılan başvurulardan da bir netice alınamadığı anlaşıldığından; 6111 sayılı Kanunun 208. maddesi ile 5737 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen iki fıkranın da somut olayda uygulama imkanı bulunmamaktadır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacılar yararına takdir edilen 900,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.