(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/11288 E. , 2012/11172 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1.Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince arazinin değeri, değerlendirme yani dava tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre belirlenir. Ayrıca değere etkisi olan tüm unsurlar anılan maddenin dördüncü fıkrası uyarınca değerlendirilerek taşınmazın kamulaştırma bedeli hesaplanır. Kamulaştırılan tarım arazisi niteliğindeki yerin yukarıda açıklanan gelir metoduna göre bilimsel yolla değerinin saptanmasında varsayımlı kullanma biçimleri dikkate alınmayacağı gibi, gelir getirmesi beklenmeyen nadasa bırakma olgusu da hesaba katılmaz.
Somut olayda bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda, arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza birinci yıl buğday ekilmesi ikinci yıl nadasa bırakılması üçüncü yılda arpa ekilmesi suretiyle üç yılda iki ürün alınacağı görüşünden yola çıkılarak gelir getirmesi sözkonusu olmayan nadasa bırakıldığı yılın da hesaba katılmasıyla taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespit edildiği anlaşıldığından mahkemece bu rapora dayanılarak hüküm kurulmuş olması,
2.2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin (f) bendi uyarınca arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle kamulaştırma bedeli tespit edilir. Yargıtay uygulamalarına göre dikkate alınması gereken özel bir neden veya yanlış bulunmadığı takdirde ciddi istatistiki bilgilere dayandığı bilinen gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğünün münavebeye alınacak ürünler için değerlendirme yılına ilişkin ortalama verilerin (dekar başına verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatı) değerlendirmeye esas alınması gerekir.
Dairenin geri çevirme kararı sonrası dosyaya getirtilen Dinar Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü'nün 2011 yılına ilişkin veri cetvelinde buğday samanının ve arpa samanının satış fiyatı 0,12 TL, buğdayın masrafının 100 TL, arpanın masrafının 96 TL olarak belirtildiği halde, bilirkişi kurulu raporunda sırasıyla 0,10TL; 137,14 TL ve 135,34 TL üzerinden değerlendirme yapılmış olması,
3.Kabule göre de;
Mahkemece tespit edilen ve kamulaştırılan taşınmaz malın malikine ödenmesine karar verilen bedelin tutarı 225,17 TL'dir. Kendisini vekille temsil ettiren İdare yararına hükmedilen avukatlık ücreti ise 1.100 TL'dir. Anayasamızın kamulaştırmayı düzenleyen 46. maddesine göre; Devlet ve kamu tüzel kişileri kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını .... kamulaştırmaya yetkilidir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi kamulaştırma yapma yetkisine sahip kuruluşların kamulaştırma yapmaları halinde kamulaştırılan taşınmaz malın değerinin tam karşılığını, taşınmaz malın malikine kural olarak ödemek zorundadırlar. Öte yandan 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası'nın 10. maddesinin sekizinci fıkrasına göre; hakim, adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeline hükmetmelidir. Hakim, karar verirken taşınmaz malikinin eline geçecek bedelin miktarının kamulaştırılanın değerine uygun olup olmadığını gözetmesi gerekir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı gibi somut olayda, mahkemece hükmolunan kamulaştırma bedelinin miktarı, işin önemi ve niteliği, hükmolunan şeyin tahammülü dikkate alınarak idare yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, idareye avukatlık ücreti verilmesi, Doğru görülmemiştir. Mahkemece, 1 ve 2 nolu bozma bentleri doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.