(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/4816 E. , 2013/6999 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı dava dilekçesinde, davaya konu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına tescilini talep etmiş, mahkemece gider avansının yatırılmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-g maddesinde, dava şartı olarak kabul edilen avansın, taraflarca ikame edilen deliller için mahkemece belirlenen delil avansı olmayıp, zorunlu gider avansı olduğu ve bunun da dava açılırken Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinde davanın tarafları için öngörülen taraf sayısının beş katı tutarındaki tebligat gideri ile diğer iş ve işlemler için gösterilen giderlerden ibaret bulunduğundan, tarafların ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansın, tanınan kesin süre içinde yatırılmamış olmasının ancak, o delilin ikamesinden vazgeçmiş kabul edileceğinden, hiçbir şekilde delil avansının yatırılmamış olması ise davanın usulden reddini gerektirmemektedir. Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 448. maddesinde bu kanun tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; mahkemece 29.02.2012 tarihli duruşmada davacı vekilinin yokluğunda gider avansının yatırılması için iki haftalık kesin süre verilmiş ve daha sonra yatırılmaması nedeniyle dava reddedilmiştir. Dairemizin 11.02.2013 tarihli geri çevirme kararı ile getirtilen yazı cevabına ekli tutanağa göre mahkemece verilen 29.02.2012 tarihli ara kararı gereğinin davacı vekiline tebliğ edilemediği anlaşılmıştır. Uyuşmazlığa konu davanın 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu zamanında açılmış bulunması, yargılamanın tahkikat aşamasına geçilmiş bulunduğu gözetilerek bu aşamada sadece HMK 324. maddesi uyarınca delil avansı istenebileceği gözden kaçırılarak yazılı şekilde gider avansının istenmesi yerinde olmadığı gibi mahkemenin davanın reddine dayanak aldığı davacı vekilinin yokluğunda verilen kesin süreye ilişkin ara kararın tebliğ edilemediği hususu da dikkate alınarak HMK usulüne uygun verilmiş kesin bir süre olmadığı için bu anlamda kesin sürenin sonuç doğurması da mümkün olamayacağından mahkemece gider avansının yatırılmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine dair vermiş olduğu karar doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.