(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/12769 E. , 2013/16508 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1.2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasa ile değişik 15. maddesinin dördüncü fıkrasında, bilirkişi kurulları kamulaştırmaya konu taşınmazın cins ve niteliğine göre belirlenecek üçü odalar listesinden ikisi de idare kurulu listesinden seçilmek suretiyle beş kişiden oluşacağı öngörülmüştür. Yasanın bu hükmü mutlak olup uygulanması zorunlu olduğu halde iki ziraat mühendisi ve bir idare kurulu listesinden seçilen bilirkişiden oluşan üç kişilik bilirkişi kurulunun düzenlediği rapora göre hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2.Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır.
Mahallinde yapılan keşifler sonucu alınan bilirkişi raporlarında; dava konusu taşınmazın fiilen sulanıp sulanmadığı, sulanıyor ise kaynağı, suyun kendi doğal akışı ile mi taşınmaza ulaştığı, dereden sulanıyorsa bu suyun taşınmazın tamamının sulanmasında her mevsim için yeterli olup olmadığı, ayrıca dereden sulanamadığı zamanlarda taşınmazın ne şekilde sulandığı, yapılan sulamanın başkasının taşınmazındaki bir kuyudan yapılıyor olması durumunda bu sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için kaynak üzerinde dava konusu taşınmaz lehine bir mükellefiyet (irtifak hakkı) kurulu olup olmadığı, suyun yeterliliği vb. gibi hususlar tam olarak araştırılmadan, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda yer alan "sulama imkanına sahiptir" açıklanması ile yetinilip taşınmazın sulu tarım arazisi kabul edilmesi,
3.Kamulaştırma Yasasının 15. maddesinin 11. fıkrasına göre değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün esas alınır. Mahkemeye dava 06.07.2012 tarihinde açıldığına göre dava konusu arazi niteliğindeki taşınmazın değerlendirilmesinde 2012 yılına ait gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüğü verileri esas alınması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 2011 yılına ait verilerin esas alınması,
4.Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaz kapama zeytin bahçesi olarak değerlendirilmiş ve zeytin ağaçlarından yıllık 1120 kg/da ürün alındığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ülkemizde zeytin üretiminin en çok yapıldığı Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde dekar başına zeytin veriminin genelde ortalama 400-550 kg civarında olduğu yıllardır Yargıtay’a gelen kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin dava dosyalarından bilinmektedir. Buna göre bilirkişi kurulu raporunda zeytin için ülke genelinde geçerli olan ortalama miktarın dikkate alınması ve böylece en fazla 550 kg verim miktarına göre hesaplama yapılıp bedel tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Mahkemece bozmanın ilk maddesinde belirtildiği gibi bilirkişi kurulu oluşturularak diğer maddelerde belirtilen hususları dikkate alan rapor alınmalı, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.