Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Mahkemece, 10.9.2007 tarihli oturumda; hazır bulunan davalı vekiline, tanıkları için davetiye gideri yatırmak üzere on gün süre verilmesine, hazır bulundurulmaları halinde önümüzdeki oturum davalı tanıklarının dinlenmelerine karar verilmiş, bu nedenle duruşma 25.10.2007 günü saat 10.00’a bırakılmıştır. Duruşma günleri defterinin 25.10.2007 tarihine ilişkin sayfasında ise, davaya ait duruşma saatinin 11.30 olduğu yazılıdır. Bu defter esas alınarak kalem memurlarınca düzenlenen ve duruşma salonunun kapısına asılan, o gün görülecek davalara ait listede de, davanın duruşma saati 11.30 olarak gösterilmiştir. (Yazı İşleri Yönetmeliği md.27) Bu suretle davalı vekili, bir önceki oturumda kendisine bildirilmiş olan oturumun saati konusunda hataya düşürülmüştür. Bu durumda, davalı vekilinin, kendisinden sadır olmayan bu hata nedeniyle aynı gün 11.30’a kadar beklenmesi gerekirken, 25.10.2007 günlü oturumun saat 10.00’da açılıp, davalı vekilinin yokluğunda duruşma icrası, davalının savunma hakkını etkileyen önemli bir usul hatasıdır. Hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.