(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/250 E. , 2012/3238 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı asil ve vekili Av.... geldiler. Aleyhine temyiz olunan davacı adına gelen olmadı. Gelen asil ve vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucu hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1.Kamulaştırma Yasası'nın 10. maddesi ile bedelin tespiti esaslarını düzenleyen 11. maddenin (g) bendi hükmüne göre; kamulaştırılacak taşınmazın arsa olarak kabulü halinde kamulaştırma (değerlendirme) gününden (dava tarihinden) önceki özel amacı olmayan emsallerin satış değeri esas alınarak değerinin tespit edilmesi gerekir.
Bu esaslara göre gerçekçi ve doğru sonuçlara ulaşılabilmesi için ana amaç; emsal alınan taşınmazın satış tarihinin değerlendirme tarihinden önce ve değerlendirme tarihine yakın bulunması, dava konusu taşınmaza örnek teşkil edebilecek nitelikte, dava konusu taşınmaz ile aynı veya yakın semtlerde bulunması, topografik yapısı, manzarası, konumu, üzerinde yapılabilecek inşaat ve katlar için izin ve ruhsat sınırları, yüzölçümleri, imar uygulamasına konu edilmiş olup olmadıkları, sokak, cadde veya şehir alanlarına cepheleri ve mesafeleri gibi yönlerden benzer ya da yakın özelliklere sahip bulunması gereklidir. Çanakkale gibi şehirlerde yukarıda açıklanan bu özellikler itibarıyla dava konusu taşınmaza daha yakın konumda ve değerlendirme tarihine yakın satış tarihli taşınmaz satışlarının bulunması mümkün olduğu halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz ile yukarıda açıklanan özellikler itibarıyla benzer özellikler taşımayan ve satış tarihinin 1997 olması nedeniyle aradan geçen uzun sürenin yanıltıcı sonuçlara götürebileceği de dikkate alınmadan 61 ada 16 parselin satışının somut emsal alınmış olması,
2.Kıymet Takdir Komisyonu tarafından düzenlenen kamulaştırma değeri tespit raporunda; kamulaştırılan dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıların dikkate alınmadığı, yargılama sırasında mahkemece yerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve fen memuru raporunda ise taşınmaz üzerinde 30 m²'lik emlak satış dükkanı, 28 m²'lik depo ve taşınmazı çevreleyen duvarların mevcut olduğunun belirlendiği ancak davalının maddi hata düzeltimi için başvurusu bulunmadığından bu yapılara değer verilmediği anlaşılmıştır.
Kamulaştırma Yasası'nın 4650 sayılı Yasayla değişik 10. maddesine dayalı olarak açılan kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tapuya tescili davalarında kamulaştıran idare elemanlarından oluşan kıymet takdir komisyonu tarafından düzenlenen taşınmaz üzerinde yer alan yapıların varlığı, yüzölçümleri, cins ve sınıfları, birim fiyatları, yıpranma payları ve enkaz bedelleri ile ilgili saptamaların ve bu saptamalara dayalı olarak değerlendirmenin -davalı malik tarafından ayrıca bir dava (maddi hata) açılmasına gerek olmaksızın- tespit ve tescil davası içinde taşınmazın tüm unsurlarıyla mahkeme tarafından yapılacağı, bu itibarla dava konusu taşınmaz üzerinde değerlendirme tarihi olan 13.10.2008 tarihi itibariyle fiilen mevcut olduğu bilirkişi raporu ile saptanan yapılara davalı tarafından maddi hata davası açılmadığı gerekçesiyle değer belirlemeyen rapora itibarla hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir.
Mahkemece tarafların önceden bildirdiği, vereceği ya da resen getirtilecek kayıtlar üzerinden yukarıda açıklanan ilkelere uygun taşınmaz satışları araştırılarak emsal olabilme niteliklerine uygun bulunanlar -ihale yoluyla yapılan satışların özel amaçlı satış olmadığı ve değerlendirme (dava) tarihinden önce yapılan satışların kamulaştırma tarihinden sonraki satış kabul edilemeyeceği de gözetilerek- tespit edilip bu emsallerin ve dava konusu taşınmazın 11. maddenin (d) bendinde öngörülen vergiye esas olmak üzere ilgili belediyelerce bulundukları cadde veya sokak için değerlendirme tarihindeki asgari m² değerleri getirtilip yine emsal alınacak taşınmazların değerlendirmeye esas alınan satış tarihleri itibarıyla imar düzenlemesi sonucu meydana gelen imar parselleri olup olmadıkları da belediye imar müdürlüğü ve tapu müdürlüğünden araştırılıp bu emsallere göre ve ayrıntılı olarak karşılaştırma yapan rapor alınarak oluşacak duruma göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 900,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.