Aramaya Dön

(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/8081
Karar No
K. 2010/10365
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi         2010/8081 E.  ,  2010/10365 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 30.11.2010 Salı günü davacı taraftan gelen olmadı. Davalı ... vekili Av. ... geldi. Davalı... tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı ... vekili dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu Halil aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı ...’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilleri davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu ve işlemin alacaklıya zarar verme kastı ile yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm her iki davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Dava dilekçesinde davalıların aralarında iş ilişkisi olduğu ileri sürülmüş ise de bu ilişki davalılar tarafından kabul edilmemiş ve davacı tarafça da ilişkiye dair bir delil sunulmamıştır. Bu nedenle taraflar arasında yapılan satışın alacaklıya zarar verme kastı ile yapıldığı yolundaki mahkeme gerekçesinde de isabet bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

2.Kabule göre de İİK’nın 278/2 bendine göre akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin bağışlama hükmünde ve batıl olduğu açıklanmış ise de bu tasarrufların haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki sene içinde yapılmış olması gerekir. Somut olayda haciz tarihi ve aciz belgesinin tarihi 19/03/2008 olup dava konusu tasarrufun yapıldığı 06/11/2003 tarihi gözönüne alındığında, hacizden, acizden geriye doğru 2 yıl içinde kalmamaktadır. Bu açıdan İİK 278/2 madde hükmünün iptal nedeni olarak somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Kaldı ki davalı ...’in oğlunun hesabından satış günü ve 1 gün sonrasında çekilen paralar nazara alınıp konu ile ilgili yeterli araştırma yapılarak satış bedeli ile taşınmazın gerçek değeri arasında mislini aşan farkın bulunup bulunmadığı gözönünde tutulmalıdır. Ayrıca tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir. Dava konusu olayda taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri alacak miktarından daha azdır. Bu durumda karar ve ilam harcının taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değeri üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde tapuda gösterilen satış bedelinin esas alınması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile BOZULMASINA, 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'a verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı... yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 30.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk İİK md.278/2 İİK md.277
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog