(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/2016 E. , 2013/4766 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı ... vekili Av.... ve aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av.... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 5339 ada 2 parsel sayılı taşınmazın imar planında belediye semt spor sahası olarak ayrılıp etrafının davalı ... tarafından tel örgü ile çevrilerek kazı çalışmaları yapıldığını böylece mülkiyet hakkına tecavüz edildiğini belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsilini istemiş, mahkemece davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalı ... yönünden ise kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1.Dosya içerisindeki 11.08.2012 tarihli kadastro mühendisi raporunda, davalı ... tarafından taşınmazın 2676 m²'lik kısmının kafes tel ile çevrildiği ve bunun içinde de tarihi hamam olduğu belirtildiği halde 21.08.2012 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise taşınmazın tamamının etrafının beton temel yapılıp çevrildiği ve üzerine demir direk ile düz telçit monte edildiği ve ... Belediyesi tarafından taşınmazın tamamına fiilen el konulduğu belirtilmiştir.
Dava konusu taşınmazın tamamına mı yoksa bir bölümüne mi fiilen el konulduğu hususunda kadastro mühendisi raporu ile 21.08.2012 tarihli bilirkişi kurulu raporu arasındaki bu çelişkinin yeniden gerekirse yerinde bilirkişi incelemesi yapılarak giderilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
2.Dava konusu taşınmaza tam olarak hangi tarihte fiilen el konulduğunun kesin olarak saptanarak bu tarih itibarıyla; imar planı içinde olup olmadığı, imar planı içinde ise tarihi, ölçeği ve türü (nazım-uygulama) belediye ve diğer alt yapı hizmetlerinden (yol, su, ..., çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma gibi) yararlanma durumu, etrafının meskûn olup olmadığı, nazım imar planı içinde ise bu plandaki konumu, hangi amaçla plan kapsamına alındığı, yerleşim merkezine uzaklığı, beldenin gelişme yönünde olup olmadığı hususlarının belediye başkanlığından sorularak alınacak cevap yazılarına göre dava konusu taşınmazın değerlendirmede esas alınacak niteliğinin (arsa-arazi) belirlenmesi gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmadan arsa olarak değerlendirilmesi,
Kabule göre de;
3.Mahkemece, dava konusu taşınmazın arsa niteliği gözönünde tutularak bilirkişi kurulu oluşturulup yerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen rapor hükme esas alınmış ise de, kamulaştırma bedeli -emsal satışlarla tam olarak karşılaştırılmadan ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/115 Esas sayılı dosyası ile karara bağlanan kamulaştırmasız el atılan ve satış işlemi olmayan başka bir taşınmaza mahkemece tespit edilen bedeli emsal alan- denetime elverişli olmayan ve yasada öngörülen yönteme uygun düşmeyen genel değerlendirmelerle tespit edilmiş bulunduğundan bu rapora itibarla hüküm kurulması doğru değildir. Şöyle ki;
Mahkemece, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edildiğine göre Kamulaştırma Yasasının kıymet takdiri esaslarını gösteren 11.maddesinin birinci fıkrasının özellikle arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bu tespitte etkisi olan diğer unsurlar da dikkate alınarak ikinci fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin hesaplanması gerekmektedir.
Emsalin kamulaştırılan taşınmazla aynı konumda olması, taşınmaza yakın mesafede bulunması, aynı nitelik ve özellikleri taşıması, benzer yüzölçümünde veya kamulaştırmaya yakın günlerde satılması zorunlu değildir. Aynı özellik ve nitelikleri taşıyan başka yerlerde bulunan ve kamulaştırma gününden önce satılmış olan taşınmazlar da emsal alınabilir. Bu emsalin satış fiyatına Türkiye İstatistik Kurumu toptan eşya fiyatları endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiyatları bulunduktan sonra dava konusu taşınmazla karşılaştırılıp incelenerek aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu belirtilmeli ve bu suretle yapılacak karşılaştırma ile dava konusu taşınmazın değeri belirlenmelidir.
Emsal kayıtlar tapu müdürlüğünden getirtildikten sonra bunun imar parseli olup olmadığı da sorulup saptanmalıdır. İncelenen emsal imar parseli olup da dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Yasasının 18.maddesinin 2. fıkrası gözetilerek, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalı ayrıca 2942 sayılı Yasa'nın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereği emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırılmasında gözönünde tutulması ve buna göre dava konusu taşınmaz ile emsallerin 2012 yılı itibarıyla emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerlerinin ilgili belediye başkanlığından getirtilip karşılaştırılarak değerlendirmeye esas alınan oranlar fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişkinin giderilmiş olması gerekir. Mahkemece, gerekli araştırma ve yeterli incelemeyi içermeyen rapora itibarla hüküm kurulması,
4.Bedeline hükmedilen taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmemesi, Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 990,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.