8. Hukuk Dairesi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.08.2016 tarihinde ...'a ait ve kendisinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkili sigorta şirketi ...-...sigortalısı ...'e ait olup kendisinin sevk ve idaresindeki ... yabancı plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirket sigortalısının kusursuz olduğunu, kaza nedeniyle müvekkili şirketin sigortalısının aracında 06.09.2016 tarihli ekspertiz raporuna göre 2.313,12-Euro tutarında hasar meydana geldiğinin tespit edilmesi üzerine sigortalısına 11.03.2017 tarihli ibraname ile 1.833,12-Euro ödeyerek tazmin ettiğini, davalı tarafın aracının sigortacısı ... Sigorta A.Ş'ye 06.04.2017 tarihli dilekçe ile davadan önce başvuruda bulunulduğunu, herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, davalı sigorta şirketinin müvekkili şirket zararından poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağını belirterek, fazlaya ilişkin haklarımız ile kur farkından kaynaklanan zararlarımızı talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, 2.313,13-€ tazminatın fiili tahsil tarihinde aynen Euro olarak ve müvekkili şirketin sigortalısına ödeme yaptığı tarih olan 11.03.2017 tarihinden itibaren TCMB'nın bir yıl vadeli döviz mevduat hesabına uygulanacağı bildirilen en yüksek faiz işletilerek davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı sigorta şirketi için faizin başlangıç tarihi 09.05.2017 tarihidir), aynen tahsili mümkün olmadığı takdirde fiili tahsil tarihindeki TCMB'nın efektif alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek ve müvekkili şirketin sigortalısına ödeme yaptığı tarih olan 06.06.2017 tarihinden itibaren TCMB'nın bir yıllık döviz mevduatına yürütülen en yüksek faiz işletilerek davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere (davalı sigorta şirketi için faizin başlangıç tarihi 09.05.2017 tarihidir)davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalısının %100 kusurlu olduğu iddiasının gerçek olmadığını, davayı kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 1-Davanın kısmen kabulü ile, 1.833,12.-EURO tazminatın fiili tahsil tarihinde aynen Euro olarak ve davacı şirketin sigortalısına ödeme yaptığı tarih olan 11.03.2017 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi için 09.05.2017 temerrüt tarihinden itibaren) T.C.M.B’nin bir yıl vadeli döviz mevduat hesabına uygulanacağı bildirilen en yüksek faiz işletilerek davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, aynen tahsili mümkün olmadığı takdirde fiili tahsil tarihindeki T.C.M.B.‘nın efektif alış kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilerek ve davacı şirketin sigortalısına ödeme yaptığı tarih olan 11.03.2017 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi için 09.05.2017 temerrüt tarihinden itibaren) T.C.M.B. ‘nın bir yıllık döviz mevduatına yürütülen en yüksek faiz işletilerek davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 2-Fazla talebin reddine karar verilmiş, verilen karar davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından süresinde istinaf edilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvuru sebepleri; davacı şirket dava açarken teminat yatırması gerekirken teminat yükümlülüğünü yerine getirmeksizin davayı açmış olup, yerel mahkemenin söz konusu itirazlarını dikkate almadan karar vermesinin hatalı olduğu, davacı tarafından yapılan başvuru usule uygun olmadığından dava şartı olan sigorta şirketine başvurunun sağlanamadığı, bu usuli şartlar yerine getirilmeden açılan davada verilen kararın hukuka aykırı olduğu, müvekkili şirket sigortalısı kusursuz olmasına rağmen kusurun müvekkili şirket sigortalısına yüklenmesinin hatalı olduğu, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların fahiş ve gerçeklikten uzak olduğu hususlarına ilişkindir. İstinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan incelemede; Dava, rücuen tazminat davasıdır. 29.08.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı davalı ...’a ait olup kendisinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya sigortalı ...'e ait ve kendisinin sevk ve idaresindeki ... yabancı plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza nedeniyle davacıya sigortalı araçta 2.313,12-Euro tutarında hasar oluştuğu, davacının sigortalısına 11.03.2017 tarihli ibraname ile 1.833,12.-Euro ödediği, davacı tarafından, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğu iddiasıyla sigortalısına ait araçta oluşan hasar bedelinin tamamının davalı araç sürücüsü ve sigortacısından tahsili istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosya içindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu yönünde ki tespitlerin kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olmasına, raporun dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olması nedeniyle ilk derece mahkemesi tarafından kusur ve hasar tespiti yönünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, yurt dışında ikamet ettiği anlaşılan davacının aracını ikamet ettiği ülkede ve Türkiye'de tamir ettirmesi hususunda seçimlik hakkının bulunmasına, davacı tarafça trafik kazası neticesinde meydana gelen hasar nedeniyle yurt dışında yapılan harcama dökümlerinin ve ekspertiz raporunun dosyaya sunulmuş olmasına, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanunun 1.maddesinin ikinci fıkrası, 48. maddesi ve Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi uyarınca davacının teminat yatırma yükümlülüğünün bulunmamasına, davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmış olmasına göre, davanın kısmen kabulü ile ilgili mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın