11. Hukuk Dairesi

Davalı ... A.Ş. vekili, davadan önce davacı tarafça müvekkili şirkete başvurulmadığını, bu nedenle hasar dosyası açılmadığını, davacının maluliyetinin ve kusur tespitinden sonra tazminat hesabı için hesap bilirkişisinden rapor alınması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ATK'dan alınan rapor uyarınca davalı sürücü ...'ın %75, davacı sürücü ...'nun %25 oranında kusurlu oldukları, trafik kazası nedeniyle davacının 4,1 oranında malul kaldığı, manevi tazminatın amacının, çekilen acıların bir nebze dindirilmiş olması gerektiği, elem ve üzüntünün giderilmesi hususunun da dikkate alınması gerektiği belirtilerek, aktüerya raporu doğrultusunda davacı ...'nun maddi tazminat talebinin kabulü ile 24.400,51 TL'nin davalı ... ve diğer davalı ... yönünden kaza tarihinden, diğer davalı ... şirketinden dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabuli ile, davacı ... için 11.250,00 TL, diğer davacı ... için 3.750,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı ... vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, kazanın meydana geldiği gün müvekkilinin sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyir halinde iken, iki sokağın kesiştiği noktada bulunan kavşaktaki seyrini tamamlamak üzere iken dava konusu kazanın meydana geldiğini, davacının yolunda seyretmekte olan müvekkilinin önüne aniden çıktığını ve sonucunda kazanın meydana geldiğini, çarpışmanın kavşağa girildiği sırada değil, kavşaktaki seyrin tamamlanmasından sonra olduğunu, olayda geçiş önceliğinin söz konusu olmadığını, davacının asli kusurlu olduğunu, her ne kadar müvekkilinin asli kusurlu olarak belirtilmişse de, kaza esnasında %25 gibi azımsanamayacak oranda bir kusuru bulunan davacı yararına 11.250,00 TL gibi fahiş manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, diğer davacı lehine de hiçbir gerekçe gösterilmeden 3.750,00 TL gibi yüksek miktarda tazminata hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesince, Yargıtay'ın manevi tazminata ilişkin ölçütleri dikkate alınmadan ve olayla bağlantılı gerekçelerini de açıklamadan fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap