Esas No
E. 2006/18779
Karar No
K. 2007/13676
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

2. Hukuk Dairesi         2006/18779 E.  ,  2007/13676 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Torbalı l. A.H.

TARİHİ :21.03.2006

NUMARASI :214 - 68

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Mirasbırakan, 149 parselde kayıtlı tarla vasfındaki taşınmazını, davalı (oğlu) A’ye 27.10.1997 tarihinde bağışlamış, 24.12.1997 tarihinde de vefat etmiştir. Temlike konu taşınmazın değeri, 29.12.2005 tarihli bilirkişi raporunda “kuru” ve “sulu” tarım koşullarına göre ayrı ayrı belirlenmiş; mahkemece, “kuru tarım arazisi” değeri esas alınarak tenkise hükmedilmiş, karar bu yönüyle davacı tarafından temyiz edilmiştir. 149 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılan tüm keşiflerde, taşınmazın halen sulu tarım arazisi olarak kullanıldığı, komşu parselde bulunan artezyen kuyusundan sulandığı belirtilmiş, artezyen kuyusunun bulunduğu komşu parsel malikine ait DSİ. Bölge Müdürlüğünce verilen “Yeraltı Suyu Kullanma Belgesi” de dosyaya sunulmuştur. Taşınmazın, mirasbırakanın ölüm tarihindeki halinin, nitelik ve değerinin, belirlenmesi gerekir. (TKM. m.454/1, 517/1) 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkındaki Kanun, yer altı suyu işletme sahası içinde belge alarak kuyu açan kimsenin , bulunan suyun ancak kendi faydalı ihtiyaçlarına yetecek miktarını kullanmaya yetkili olduğunu (m.4), arazisinde faydalı ihtiyaçları için yeter miktarda su bulunmayan veya hiç su bulunmayan yada bu suyu elde etmesi fahiş masrafı icap ettiren bir kimsenin, komşu arazideki yer altı suyundan istifade şartlarının, kanunla ilgili çıkarılan tüzükte belirtileceğini (m.6) hükme bağlamıştır. 8.8.1961 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe konulan “Yeraltı Suları Tüzüğü” ise, arazisinde faydalı ihtiyacına yetecek kadar su bulunmayan veya hiç su bulunmayan bir kimsenin, komşu arazide işletilmekte olan yer altı suyundan yararlanabilmesi için, kullanım belgesi alması gerektiğini belirtmiştir. 1.12.1984 tarihinde yürürlüğe giren 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu ise; “sulu arazi”yi, Devletçe sulanan arazi olarak tanımlamış, sahibinin kendi imkanları ile suladığı arazinin kuru arazi gibi işlem göreceğini hükme bağlamıştır. (m.2/c) O halde, mahkemece; taşınmazın başında yeniden, uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak, 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkındaki Kanun, bu kanuna göre çıkartılarak yürürlüğe konulmuş bulunan Yeraltı Suları Tüzüğü ve 3083 sayılı Kanunda yer alan düzenleme ve tanımlar da dikkate alınarak; mirasbırakanın ölüm tarihinde taşınmazın “sulanabilir” arazi niteliğinde olup olmadığının tespiti ve komşu arazideki artezyen kuyusunun hangi tarihte işletmeye açıldığının ve bu kuyu ile ilgili arazi malikine verilen “ yer altı suyu kullanım belgesinin”, arkasında isimleri yazılı şahıslara taşınmazlarını, bu kuyudan sulama imkanı sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi, gerekirse bu hususun ve Yeraltı Suları Tüzüğüne göre, mirasbırakan adına kullanım belgesi düzenlenip düzenlenmediğinin D.S.İ.

Bölge Müdürlüğünden sorulması, temlike konu taşınmazın mirasın açıldığı tarihteki niteliğine ve haline göre değerinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.10.2007 sa.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.