2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2009/6294 E. , 2009/10810 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kemalpaşa 2.Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :25.07.2007
NUMARASI :Esas no: 2007/143 Karar no: 2007/215
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacılar, mirasbırakan babaları M.’dan intikal eden taşınmazdaki kendilerine ait miras paylarının ergin olmadıkları dönemde, murisin eşi (anneleri) K. K. tarafından 14.10.1960 tarihinde “velayeten” davalıya “satış” suretiyle temlik edildiğini, anneleri K.’nin taşınmazdaki kendilerine ait miras payını davalıya temlik etmekle, velayet görevini kötüye kullandığını ileri sürerek, davalı üzerindeki tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
Davacıların, mirasbırakanı (babaları) M.2.11.1953’te vefat etmiştir. Mirasbırakan M.’dan intikal eden taşınmazdaki davacılara ait miras paylarının o tarihte sağ olan ve velayet hakkına sahip bulunan anneleri K. tarafından ergin olmayan davacılara velayeten 14.10.1960 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır. Anne K. de 6.2.1994 tarihinde vefat etmiştir. Davacılar, temlikin velayet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirildiğini ileri sürdüklerine göre dava, Türk Medeni Kanunun 363.ncü maddesine dayanmaktadır. Anne ve baba çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludurlar. Dürüstlük kuralına uygun olarak başkalarına devrettikleri malların yerine sadece aldıkları karşılığı geri vermekle yükümlüdürler. (TMK.363) Davacılara ait babadan intikal eden miras paylarını, ergin olmadıkları dönemde velayeten devreden anne Kamile ölmüş olduğuna göre az önce açıklanan kural gereği Kamile’nin diğer mirasçılarının da davaya dahil edilmesi, göstermeleri halinde delillerinin toplanarak, davalının bu paylara ilişkin zamanaşımı def’i ve Kadastro Kanununun 12. maddesine dayanan hak düşürücü süreye ilişkin savunması da değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve eksik hasımla hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.