Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı olarak tapu iptali ve tescil istekli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; taraf vekillerinin istinaf istemlerinin kabulü ile Yerel Mahkeme kararının kaldırılması suretiyle yeniden esas hakkında davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş olup, karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
26.04.2022 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kadastro Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı HMK’nın 355.maddesinin son cümlesinde “bölge adliye mahkemesinin kamu düzenine aykırılık halini resen gözeteceğinin” belirtilmesine göre Mahkemece hak düşürücü sürenin geçmiş olması ve çekişmeli taşınmazın, kadastro tespitinde senetsizden tespit gördüğü, başka bir deyişle menkul mal hükmünde olduğu, bu haliyle muvazaa iddiasının dinlenilmesinin de hukuken mümkün bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru gerekçesi itibariyle yanılgılı ise de; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gözetilerek yargılamada eksiklik bulunmayan ancak "gerek Kanunu HMK md.353/1 K6100 md.355 K3402 md.12/3 HMK md.355 K6100 md.2 HMK md.370