6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekilinin Mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile 28 Şubat 2015 günü, davalı ...'a ait, diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı halk otobüsü, Tıp Fakültesi caddesinde durakta yolcu indirme-bindirme işlemini yapmış, ancak tüm yolcular güvenli şekilde araç içerisine girmeden ve ön kapıyı kapatmadan hareket etmiştir. Bu sırada kapı eşiğindeki basamaktan içeri girmeye çalışan davacı ... sırt üstü yola düşmüş, diğer yolcuların uyarısı üzerine duran otobüsteki yolcular ve davalı sürücü davacı ...'in yanına gitmişlerdir. Yerde bilinçsiz şekilde, dişleri kenetlenmiş yattığını görünce hemen 112 acil servisi arayıp yardım istemişler. Bir süre sonra ambulans gelmiş, davacı ...'i Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürmüştür. Kaza, davacı ...'in, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike oluşturacak şekilde, kafatasında çökmeye, kırığa, kanamaya yol açarak yaralanmasına neden olmuştur. Kaza sonrası yürütülen soruşturma sonucunda kamu davası açılmış, ... 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20 Eylül 2016 gün , 2015/465 E., 2016/529 K. Sayılı kararıyla davalı ...'ın mahkumiyetine karar verilmiştir. Davalı ...'a ait ... Plaka sayılı araç 464212114 sayılı poliçe kapsamında Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi tarafından Zorunlu Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası korumasındadır. Davalı ... şirketi de kaza nedeniyle oluşan maddi giderimi karşılamakla yükümlüdür. Davacı ..., ilk müdahale için Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılmıştır. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma sırasında alınan Adli Tıp Raporlarında davacının yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyeceği, sağ taraf ağırlıklı olmak üzere sol yanında da görülen kafatası kemik çökme, çatlak ve kanamalarının müştereken yaşam fonksiyonlarını hayati tehlike oluşturacak şekilde, 5 (BEŞ) AĞIR derecede etkilediği belirtilmektedir. Davacı, kaza olduğu sırada 16 yaşında, lise öğrencisidir. 28 Şubat 2015-29 Mayıs 2015 arasını kapsayan raporları mevcuttur. Bu dönemde okula gidememiş, eğitim-öğretim hayatından geri kalmıştır. Tedavisi çok daha uzun sürmüştür. Uzunca süre yürüyememiş, ilk zamanlar duyma, denge kayıpları yaşamış, günlük ihtiyaçlarını tek başına gideremez, ailesinin yardımlarına muhtaç halde evde yatarak tedavi görmüştür. Süreçte davacı ...'in sağ kulakta hafif derecede MİXT tip işitme kaybı oluşmuştur. İşitme kaybı derecelendirmesinde hafif derecede işitme kaybında mutlaka işitme cihazı kullanılmaya başlanması öngörülmektedir. Davacı ...'in şu an çok genç olduğu, ortalama yaşam süresi dikkate alındığında yaşla beraber gerçekleşen işitme yetisindeki zayıflamanın davacıda çok daha erken yaşlarda yaşanacağı, yaşam kalitesinin olumsuz etkileneceği ortadadır. Ayrıca davacıda yine kaza sonucu yaralanmaya bağlı tat ve koku alma kaybı oluşmuştur. Bu duyu yitiminin ömür boyu süreceği hekimlerce dile getirilmektedir. Bu kayıpların, uzuv zaafı - kaybı olarak nitelendirilmesi gerektiği, şu an 19 yaşında olan davacı ...'in yaşam kalitesinden, meslek seçimine kadar geniş bir alanda bu uzuv zaaflarının olumsuz sonuçlarını yaşayacağı, olayın ekonomik geleceğini sarstığı tartışmasızdır. Aşamalarda alınacak raporlarla davacı ...'in sağlık durumu, uzuv zaafı ve iş gücü kaybının oranı belirlenecekse de fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 5.000,00 TL maddi giderimin birlikte ve zincirleme olarak 28 Şubat 2015 gününden başlayarak işlemiş ve işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi oranında faiziyle davalılardan alınıp davacı ...'e verilmesini, Hüsamettin Çoşkun İçin; Olay, davacı açısından travmatik etki yaratmıştır. Zorlu, ağrılı, ailesinin bakımına muhtaç geçirdiği uzun tedavi sürecinde telefisi güç acılar yaşamıştır. Hayatı boyunca gittikçe kötüleşecek, işitme, koku ve tat alma duyularında kayıplar yaşamaktadır. Bu kayıpların uzuv zaafı olarak nitelendirileceği açıktır. Bu kayıpların maddi olarak telafisi mümkün değildir. Henüz 19 yaşında, hayatının başındaki davacı ..., ömür boyu, büyük olasılıkla gittikçe kötüleşen işitme kaybıyla, yediği hiç bir şeyin tadını alamayıp, hiç bir kokunun farkına varamayıp hayatı güzel ve yaşanılası kılan pek çok zevkten mahrum olarak yaşamını sürdürmek zorundadır. Her ne kadar yaşanılan manevi yıkımın onarılması söz konusu değilse de davacının bir nebze tatmin olması açısından sigorta şirketi dışındaki davalıların birlikte ve zincirleme olarak davacı ...'e 28 Şubat 2015'den başlayarak işlemiş ve işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek oranda faiziyle 70.000,00 TL. manevi giderim ödemeye mahkum edilmesini, Funda, Osman Ferhat ve ... İçin; Davacılar, gencecik oğullarının kafa travmasıyla hastaneye kaldırıldığını öğrendiğinde ömürlerinden ömür gittiğini, ilk günler yaşadıkları ızdırap ve kaygının hiçbir şekilde telafisinin mümkün olmadığını, gerek hastanede gerekse evde tedavisinin sürdüğü dönemde de ebeveyn ve kardeş olarak Hüsamettin'i o halde görmenin kendileri için travmatik olduğunu, bir türlü etkisinden kurtulamadıklarını dile getirmektedirler. Kazanın ve sonrasında yaşananların, uzun tedavi sürecinin, evde tedavisi sırasında tüm aile fertlerinin ama özellikle anne ...'un sürekli Hüsamettin'in bakımına emek ve zaman harcamasının, zaman zaman deyim yerindeyse bir bebeğe bakar gibi sürekli yanında olmak zorunda kalmasının; Hüsamettin'in işgücü kaybı oluşacak şekilde uzuv kaybı/zaafı yaşadığının anlaşılmasının tüm aile için travmatik etkisinin olduğu tartışılmazdır. Her ne kadar yaşanılan ızdırabın, manevi yıkımın telafisi mümkün olmasa da davacılarda bir nebze tatmin yaratman adına; sigorta şirketi dışındaki davalıların birlikte ve zincirleme olarak 28 Şubat 2015 gününden başlayarak işlemiş ve işleyecek bankalarca mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranında faiziyle davacı ... için 30.000,00 TL. Osman Ferhat için 30.000,00 TL., Çağatay için 10.000,00 TL. manevi giderim ödemeye mahkum edilmesini beyanla, fazlaya, munzam zarara mahrum kalınan kara, diğer her tür hak, alacak ve tazminat istemlerine ilişkin haklar saklı tutularak, davalıların birlikte ve zincirleme olarak kaza günü olan 28 Şubat 2015 gününden işlemiş ve işleyecek en yüksek banka mevduat oranındaki faiziyle; Davacı ... için şimdilik 5.000,00 TL. iş gücü kaybı karşılığı maddi, Sigorta şirketi dışındaki davalıların yine birlikte ve zincirleme olarak kaza gününden başlayarak işlemiş ve işleyecek yasal kademeli faiziyle; davacı ... için 70.000,00 TL., davacı ... için 30.000,00 TL. Osman Ferhat için 30.000,00 TL., Çağatay için 10.000,00 TL. Olmak üzere 140.000,00 TL manevi giderim ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gider ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap