Davacı, 13.04.1992 tarihinde B.İl Müdürlüğü veznesine yatıralan 1.381.000 TL. prim borcunun kendisi tarafından yatırıldığının tesbitiyle, borcundan mahsup edilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi Dava, sonucu itibariyle davacının dava dışı M.Ö.isimli kişinin Bağ-Kur hesabına sehven yatırılan prim borcunun davacı tarafından yatırıldığının tesbiti ve bu meblağın davacının o zamanki prim borcundan mahsup edilmesi istemine ilişkindir. Hal böyle olunca, verilecek kararın M.Ö.’ün de hak alanını doğrudan etkilediği açıktır. Bu bakımdan, M.Ö.’e davanın yöntemince yöneltilmesi gerektiği ortadadır. Oysa, yargılamanın Bağ-Kur’un katılımı ile sürdürüldüğü ve sonuçlandırıldığı açıktır. Yapılacak iş, davayı yöntemince M.Ö.’e yöneltmek, davalı M Ö.’ün ileri süreceği delilleri toplamak ve dosyadaki mevcut delillerle birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.