(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/1796
- Karar No
- 2013/5898
- Karar Tarihi
- 04.04.2013
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2013/1796 E. , 2013/5898 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili Bankaya devredilen ... Bankası ile dava dışı ...İnş.Ltd.Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının ise bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi nedeniyle kullandırılan teminat mektubu bedellerinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda; davalının takibe konu kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı, kefalet limitinin 7.500.TL olduğu, davalının kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarıyla sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının itirazının kısmen iptaline,alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı kefil kefalet sözleşmesindeki kredi limit ve kendi temerrütünün hukuki sonuçlarından sorumludur. Somut olayda icra takibinden önce davalı kefile ihtarname tebliğ edilip olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK'nun 101.maddesi uyarınca temerrüt gerçekleştiğinden bu tarihten icra takibine kadar işleyecek temerrüt faizinden sorumludur. Mahkemece,hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve Yargıtay denetimine elverişli olmadığı da göz önüne alınarak başka bir bilirkişiden yeniden rapor alınıp yukarıda belirtilen ilke çerçevesinde davalının temerrüdü nedeniyle sorumluluğunun belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.