2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2007/12314 E. , 2007/15334 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Burhaniye Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :16.3.2006
NUMARASI :Esas no: 2003/508 Karar no:2006/112
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, tazminatlar, nafakalar ve eşyalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle *boşanmaya yol açan olaylarda sürekli alkol alıp eş ve çocuklarını döven, birlik görevlerini yerine getirmeyen davacı-davalı kocanın daha ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Davalı-davacı kadının asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığı, kocanın ise inşaat işçisi olduğu, ev ve 1977 model otosunun olduğu anlaşılmaktadır Tarafların mali sosyal durumu gözetildiğinde davalı-davacı kadın yararına yoksulluk nafakası takdiri usul ve yasaya aykırıdır.
3.Tarafların tesbit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne , ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran *kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken yazılı şeklide hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen *kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42,43,44,49) dikkate alınarak *kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.