(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/8823 E. , 2011/3966 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, tarafların dul olup evlenme sürecinde oldukları bir dönemde davalının müvekkiline aldığı pırlanta yüzük için 7.000.-TL bedelli, alyans yüzük için 1.000.-TL bedelli iki bonoyu müvekkiline güvence olarak imzalattığını, daha sonra tarafların anlaşamayarak ayrıldıklarını, müvekkilince yüzüklerin davalıya iade edildiğini, ancak davalının bonoları iade etmediğini, davaya konu bononun evlenme umuduyla ve pırlanta yüzüğün teminatı olarak davalıya verdiğini, davalının ahlaka ve adaba aykırı bir amaç için bonoları elinde bulundurduğunu belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacıyla evlenmek amacıyla tanıştığını, davacının kendisinden kredi kartı ve kredi borcu olduğunu söyleyerek yardım istediğini, davacıya verdiği 8.000.-TL karşılığında bonoları aldığını, vadesinde ödenmeyen 7.000.-TL’lik bonoyu takibe koyduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı borçlunun borç doğuran hukuki sebebin varlığından söz edilemeyeceğini ileri sürdüğü, bu durumda borcun varlığını ispat külfetinin davalı alacaklıya düştüğü, ziynet eşyalarının da davalıya iade edildiği, davalının yemin teklif hakkını da kullanmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının takibe konu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, takibe konu bononun davalının kendisine aldığı pırlanta yüzüğün teminatı amacıyla davalıya verildiğini iddia etmiş, davalı ise davacıya verdiği para karşılığında dava konusu bononun düzenlendiğini savunmuştur. Dava konusu bono “nakden” kaydıyla düzenlenmiş olup, davalının savunması talil niteliğinde değildir. Bu durumda mahkemece ispat külfetinin davacıda olduğu gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.