(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/13485 E. , 2011/15270 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ... Oto. Ltd. Şti. vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. ... gelmiş, diğer taraflardan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili firmanın davalı şirketten 2005 model sıfır kilometre Wolksvagen Passat marka aracı satın almak üzere anlaştıklarını proforma faturada araç değerinin 68.000 TL. olduğunun gösterildiğini, müvekkilinin Akbank'tan 62.000 TL'lik kredi çektiğini, dava dışı İbrahim 'un keşide ettiği 24.06.2005 tarihli 13.000 TL'lik çeki ciro ederek davalıya teminat olarak verdiğini, kalan bedeli de nakden ödediğini ancak aracın devri gerçekleşmediği ve aracın test aracı olduğunun belirlenmesi karşısında devrini de alamadığı, bozuk aracı davalıya iade ettiğini, araba alımı için çekilen krediden 46.000 TL'lik kısmının davalıca ödendiğini, kalan 16.000 TL'lik kısmının ise vade farkı olan 7.200 TL ile birlikte 23.200 TL'yi müvekkilinin ticari kredisinden çekilerek kapatıldığını, iadesini istedikleri teminat çekinin Isparta 2. İcra Müdürlüğü'nün 2005/3008 sayılı dosyası ile takibe konduğunu ileri sürerek takibe konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile ödenilen 23.200 TL'nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyadaki davacı ... vekili harici oto alım- satım sözleşmesi gereği, müvekkiline ait 13.000 TL'lik çeki verdiğini, davalı tarafça bu çekin bu nedenle alındığının kabul edildiğini iddia ederek, satış sözleşmesi bozulduğu için takibe konu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitini istemiştir.
Asıl dava ve birleşen davadaki davalı ... Otomotiv vekili, Oto Satış Sözleşmesi ile dava konusu ... plakalı aracın 75.000 TL'ye davacıya satıldığını, 2. el olarak satıldığının davacı tarafça da bilindiğini, 62.000 TL'si için banka kredisi çekildiğini, 13.000 TL'sinin ise İbrahim 'un keşide ettiği çekin davacı şirketin cirosu ile araç bedeli karşılığı müvekkiline teslim edildiğini, davacının 7.200 TL. vade farkını ödemediğini bir seferde 16.000 TL'yi bankaya ödediğini, 13.000 TL'lık çekin teminat çeki olduğunun davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, davacının muhtemel alacağına karşı çekteki imzası nedeniyle davalıya olan borcunun takas-mahsup edileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, resmi şekilde yapılmayan Oto Alım Sözleşmesinde alıcı ile satıcının aldıklarını birbirlerine iade ile yükümlü olduklarına göre, davacının aracı davalı şirkete iade etmiş olması karşısında asıl davanın kısmen kabulüne, 16.000 TL'nin davalı ... Otomotiv şirketinden alınarak davacı şirkete verilmesine, davalının başlattığı takibe konu çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen davada davacı ... tarafından davalı ... Otomotiv Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kabulüne, takibe konu çek nedeniyle davacı ... 'un davalı ... Otomotiv Ltd. Şti'ne borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm asıl dava ve birleşen davadaki davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Birleşen davalar bağımsızlıklarını korurlar. Bu nedenle asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm oluşturulması gerekir. Nitekim mahkemece de, bu şekilde hüküm oluşturulmuş ise de; birleşen Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/285 esasında kayıtlı menfi tespit davasının davalıları ... Sigorta Hizmetleri AŞ. ve ... Otomotiv Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu halde, bu birleşen dava ile ilgili sadece davalı ... Otomotiv San. Ltd. Şirketine yönelik hüküm kurulmuş, diğer davalı ... AŞ. hakkında esastan karar verilmemiş olduğu halde, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden her iki davalı birlikte sorumlu tutulmuştur. Bu durum, infazda tereddüt yaratacak şekilde önemli bir usul hatasıdır. Bu husus, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 297. (1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 388.) maddesi hükmüne aykırılık teşkil ettiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.