Aramaya Dön

(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/14596
Karar No
K. 2011/276
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi         2010/14596 E.  ,  2011/276 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi talebinin yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı ile müdahil ... Katılım Bank A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - İflasın ertelenmesini talep eden vekili; müvekkilinin 2005 mali yılını yüksek zararla kapattığını, öz kaynaklarının eksiye düştüğünü, şirketin borca batık hale geldiğini belirterek iflasın ertelenmesini talep etmiştir.

Müdahiller vekilleri; iflasın ertelenmesini talep eden şirketin sunduğu iyileştirme projesinin inandırıcı olmadığını, şirketin iyileşme ümidinin bulunmadığını savunarak şirketin iflasına karar verilmesini istemişlerdir.

Mahkemece, 20.03.2008 tarihli bilirkişi raporunda şirketin rayiç değerlere göre 1.219.768.74.-TL öz varlığa sahip olduğu, kaydi değerler üzerinden hazırlanmış 31.03.2006 tarihli bilançoda şirketin borca batık olduğunun tespit edildiği, geçen zaman içerisinde şirketin mali durumunda iyileşme olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle iflasın ertelenmesi talebinin reddine, şirketin iflasına karar verilmiş, hüküm iflasın ertelenmesini talep eden vekili ve müdahil ... Katılım Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Hükme esas alınan 20.03.2008 tarihli bilirkişi raporunda; şirketin rayiç değerlere göre 1.219.768.74 TL. özvarlığa sahip olduğunun belirtilmesi yanında kaydi bilanço değerlerinin düzeltilmesi sonucu çıkartılan bilançoda şirketin borca batık olduğu sonucuna ulaşılamadığı belirtilmiştir.

Mahkemece bu rapor ve kaydi değerler üzerinden hazırlanmış bilanço hükme esas alınarak iflâsın ertelenmesi talebi reddedilerek şirketin iflasına karar verilmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere bilirkişi kurulunun görevi, özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konuda mahkemeye görüş bildirerek, hâkimde olmayan ve olması da beklenmeyen bu özel ve teknik bilgi eksikliğini gidermektir. İflâsın ertelenmesinde de projenin ciddi ve inandırıcılığı konusunda bilirkişiden rapor alınmakta ve özellikle de borca batıklığın tespiti, şirketin borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olup olmadığı konusunda bilirkişinin özel ve teknik bilgisine başvurulmaktadır. Hükmüne uyulan bozma ilamında borca batıklık yönünden bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu, mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve borca batıklığın tespitinde aktifin rayiç değeri gözetilmeden karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilmiştir.

Ne var ki mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen, bilirkişi kurulunun, firma merkezinde yapılan görüşmelerden sonra çok uzun zaman geçmesine rağmen istenen belgeler ve bilgilerin bilirkişi heyetine sunulmadığı , istenen incelemelerin yapılmasının sağlanamadığı na ilişkin düzenlediği ön rapordan sonra, bozma ilamında belirtilen bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderir şekilde her hangi bir rapor alınmadan, şirketin aktifinin rayiç değeri gözetilerek borca batıklık tespit edilmeden ve çelişkili bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru değildir.

Bu durumda mahkemece yapılacak ..., davacı vekiline bilirkişi kurulunun ön raporunda belirttiği belgeler ve bilgilerin bilirkişi kuruluna teslim edilmesi ve bilirkişi kurulunun istediği incelemeleri yapmasını sağlamak üzere kesin mehil verilmeli, davacı vekilinin duruşmalara katılmaması halinde bu hususta davacı vekiline meşruhatlı davetiye çıkardıktan sonra ihtarat gereği yerine getirildiği takdirde bilirkişi kurulundan yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlarda yeniden rapor alınmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi, ihtarat gereğinin davacı vekilince yerine getirilmemesi halinde iflasın ertelenmesi talebinin reddi kararı ile yetinilmesinden ibaret olup, mahkemece öngörülmesi mümkün olmayan, çelişkili bilirkişi görüşüne ve kaydi değerlere göre hazırlanan bilançoya istinaden hüküm kurulması doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden müdahil ... Katılım Bankası A.Ş. vekilinin ve iflasın ertelenmesi talebinde bulunan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 19.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.