içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

Dava dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Ele alınan davanın davacı vekili tarafından UYAP üzerinden "Kıymetli Evrak İptali" olarak açıldığı ve harcın da maktu dava harcı olarak yatırıldığı, yine davacı vekilinin dava dilekçesinde dava konusu çeklerin iptalini talep ettiği, ödeme yasağı talebi haricinde esasa ilişkin başkaca bir talebinin olmadığı, bu haliyle davanın çek iptali davası olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 818/1-s yollaması ile, 757/1.maddesi "İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir." hükmünü içermektedir. Yine aynı Kanunun 759/2.maddesi ise "İptal isteminde bulunan kişi, poliçe elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür." hükmünü içermektedir. Somut olayda, Kanunda belirtilen çekin irade dışında elden çıkması ve zıyaa uğradığına dair somut kanıt sunulması şartlarının oluşmadığı, davacı vekilince de bu yönde bir iddiada bulunulmadığı, aksine dava konusu çeklerin davacı şirket tarafından rıza ile davalıya verildiği ancak çekin bedelsiz kalması sebebiyle iptalinin talep edildiği, dolayısı ile zayi olmamış olan çek hakkında çek iptali davası açılmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Taleple bağlılık ilkesi gereğince mahkememizce talep dışına çıkılarak yargılama yapılamayacağı da dikkate alınarak davacının çek iptali davası açmakta hukuki yararı olmadığından HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap