(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/9383 E. , 2011/4918 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, yanlar arasında abonelik ilişkisi kapsamında davalı aleyhine 27.244,80 TL tutarlı kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirilmiş ise de ödemede bulunmadığını, aleyhine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin aboneliğe konu işyerinden ayrıldığını, her ne kadar abonelik ilişkisini sonlandırmayı ihmal etmiş ise de, bu yerde sarfedilen kaçak elektrikten dolayı sorumlu tutulamayacağını bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece kaçak elektrik kullanımına konu abone sözleşmesinin taraflar arasında geçerli olduğu ve davalı adına olan bu abonelikte kullanılan normal ya da kaçak elektrik bedelinden davalının bu sözleşme çerçevesinde sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı yanca kanıtlanan davanın kabulüne, davalının itirazının iptaliyle, takibin 27.244,80 TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 bendindeki faiz oranı uygulamak suretiyle devamına, hüküm altına alınan tutarın %40’ı oranına isabet eden 10.897,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Takibe dayanak yapılan alacağın kaçak elektrik bedelinden kaynaklanmış olması nedeniyle bilinebilir(muayyen, likit) nitelikte bulunmadığı gözetilmeksizin mahkemece hükmolunan tutarın %40’ı oranında davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’un 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.