3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; kira alacağından dolayı ... ve keşideci ortağı ... tarafından 05/04/2007 tarihinde 7 adet çek verdiklerini, çeklerin bedellerinin 5.000,00'er TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL değerindeki ödenmesi gereken çeklerin davalılarla işbirliğinde hareket eden Antalya ... Bankası şube müdürlüğünce çeklerinin 6 adedinin ödemeden men kararı vererek hak kaybına neden olduklarını, davalı banka şubesi TTK m.711/3 maddesi gereğince diğer davalıların tek taraf iddialarıyla tek taraflı muvazaalı ödeme men edilmesinin yasal olmadığını, hile olduğunu, çekin kaybolması ve irade fesatlığı iddiasıyla ödemede men kararı verilmesi için keşideci mahkemede ve savcılıkta ihtiyati tedbir kararı getirilmesinin gerektiğini, böyle bir kararın olmaması halinde bankanın kendiliğince hukuka aykırı men kararı verildiğini bildirerek halen çek bedellerinin tarafına ödenmediğini, ödenmeyen 35.000,00-TL'nin davalılardan tahsili ile kendisine ödenmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; öncelikle açılan davayı kabul etmediklerini, talep edilen alacak nedeni ile kesin hüküm bulunduğunu, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile davaya konu edilen çekler nedeni ile menfi tespit davası açıldığını ve davanın kısmen kabul edildiğini, çeklerin bir kısmının iptal edildiğini ve borçlu olunan kısmın icra dairesine ödenmek sureti ile kapatıldığını, davacının Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Sayılı dosyası ile yargılamanın iadesi davası açtığını ancak davanın reddine karar verilerek Yargıtayca onandığını, davacının bankayı dahil ederek dava açmasının yasal olmadığını ve kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, açılan davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinden ...'in ...'ya olan dükkanı 01/09/2005 tarihinde kiraladığını, 31/08/2007 tarihinde biten kira sözleşmesinin yenilendiğini ve müvekkil tarafından davacıya ... tarihli ve 5.000,00-TL bedelli toplam 40.000,00-TL değerinde çekleri verdiğini, çeklerden ... tarihli çekin ödendiğini, daha sonra müvekkilinin 20/10/2007 tarihinde dükkanı boşalttığını, kira ilişkisinin sona erdiğini ve yukarıda belirtilen çeklerin iadesi konusunda Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesinin çekildiğini ancak davacı tarafından çeklerin iade edilmediğini, ayrıca müvekkilin kiracı olarak kullanmış olduğu yer davacı tarafından ... tarihinde başka bir kişiye kiralandığını, davacının çekleri iade etmemesinin kötü niyetli olduğunu bildirerek davanın kesin hüküm, zamanaşımı ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ... E. sayılı dosyasında 28/09/2022 celse tarihli ara karar uyarınca davalılar ... ve ...' a yönelik davanın tefrikine karar verilmiş olup, Mahkememizin ... E. sayılı dosyasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Dava, kira alacağına ilişkindir. Somut olayda, davacı taraf, kira alacağından dolayı davalı ... ve keşideci ...'dan 7 adet çek aldığını, çeklerin toplamının 35.000,00-TL olduğunu, ancak bu davalılarla birlikte hareket eden Antalya ... Bankasının çeklerin 6 adedine yasal olmayan şekilde ödemeden men yasağı koyduğunu belirterek 35.000,00-TL alacağının davalılardan alınarak tarafına ödenmesini talep ettiğini, daha önce bu konuda kesin hüküm bulunduğunu, davanın zamanaşıma uğradığını, davacının talebinin kira ilişkisinden kaynaklandığını, ...'in, davacı ...'dan dükkan kiraladığını, kira bedeli olarak 40.000,00-TL değerinde çek verildiğini, çeklerin ödendiğini, daha sonra dükkanın tahliye edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince; kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri Sulh Hukuk Mahkemesi olarak gösterilmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bu hususun yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. HMK'nın 114. maddesinde görevin dava şartı olduğu belirlenmiş, 115. maddesinde de dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı ilkesi getirilmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap