21. Hukuk Dairesi

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle; yargılama hukuku açısından “dava şartı” ile “kesin hüküm” kavramları üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır.  Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamada  bulunabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları gerçekleşmeden bir davanın esası incelenemez. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar varolmalıdır. Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlardır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması yada bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddi gerekir.  Dava konusu uyuşmazlık hakkında bir kesin hüküm bulunuyorsa, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Kesin hükmün bulunması olumsuz dava şartıdır (HUMK m.237). Kesin hüküm, hem bireyler için hem de Devlet için hukuki durumda bir kararlılık ortaya koyar. Bununla, hukuki güvenirlik ve yargı erkine güven sağlandığından kamu yararı ile doğrudan ilgilidir.  Kesin hüküm adli gerçeği ifade eder. Anayasanın 138. maddesi uyarınca yasama, yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarını değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. Kesin hüküm, uyuşmazlığın gelecek için sona ermesini ve böylece hukuki barışın sağlanmasını amaçlamaktadır. Konya 1. İş Mahkemesinin 2007/397 Esas nolu dosyasında görülen davada davacı ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşından kuruma tescilinin yapıldığı 13.02.1998 tarihine kadar 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespitini talep etmiş,  mahkemece HUMK’un 174. maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle  26.02.2008 tarihli kararla davacının 1.31995-16.5.2007 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiş, davalı SGK Başkanlığınca karar temyiz edildiği  halde Dairemizce maddi hata sonucu talebin aşıldığı göz ardı edilerek mahkeme kararı 18.3.2008 tarihinde onanmıştır. Davacı 17.10.2008 tarihinde açtığı bu dava ile o davada  2926 sayılı Yasa’ya tabi olduğunun tespitine karar verilen sürede 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunu bildirerek, 26.02.2008 tarihli mahkeme kararının talep aşılmak suretiyle verildiği, çifte sigortalılık oluştuğunu bildirerek 13.02.1998 tarihinden sonra 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olmadığının tespitine karar verilmesini istenmektedir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 13.2.1998 tarihinden itibaren halen devam eder şekilde 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda davacının Konya 1.İş Mahkemesinin Dairemizce onanmak suretiyle kesinleşen kararı ile 1.3.1995-16.5.2007 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu konusunda kesin hüküm bulunmakta olup açılan bu davanın mahkemece kesin hüküm nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karar doğru olup "ONANMASI" görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun çakışan sigortalılık oluştuğundan davanın kabul edilmesi gerekçesiyle mahkemece kararının bozulması yönündeki kararına katılmıyorum. Ancak İş mahkemelerinden verilen kararlar ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu bulunmamaktadır. Ne var ki; Yargıtay onama ve bozma kararlarında maddi yanılgı bulunması halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği, giderek maddi yanılgının düzeltilmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarındandır. Konya 1.İş Mahkemesinin 2007/397 Esas nolu dosyasında davacı 13.2.1998 tarihine kadar tespit talep ettiği halde mahkemece talep aşılıp davacının 16.2.2007 tarihine kadar sigortalı olduğunun tespite karar verildiğinden karar davalı Kurumca temyiz edildiği halde kamu düzenine ilişkin bu husus maddi hata sonucu göz ardı edilerek karar onandığından davacının o davada dilekçe vererek maddi hatanın düzeltilmesini talep etmek suretiyle Dairemizce yapılan maddi hatanın düzeltilebilmesi ve oluşan çifte sigortalılığın giderilebilmesi mümkündür.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap