(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
01.12.2011
ONANMASINA
YARGITAYKARARI
HUKUK
Gayrimenkul Hukuku
202 sayılı dosyasına konularak bu köylerin tüm parsellerini bir arada gösterir kroki üzerinde kesinleşen kararların dayanağı krokiye göre orman olarak kesinleşen parsellerin yeşil kültür arazisi olarak kesinleşen parsellerin sarı renkle gösterilmesi, keza daha sonraki aynı köylerdeki taşınmazlarla ilgili kesinleşen kararlarında aynı kroki üzerinde aynı şekilde aynı renklerle gösterilerek uyuşmazlığın temyize konu dosyada çözülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Orman kadastrosuna itiraza ilişkin Ordu Kadastro Mahkemesinin 2002/202 sayılı dosyasında bu dosyalarda kesinleşen çekişmeli taşınmaza ilişkin davanın konusu kalmadığından bu parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilecektir. Somut uyuşmazlıkta; uzman orman bilirkişi kurulu tarafından tahdit haritası, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda temyize konu taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı ve eski tarihli memleket haritası ile hava fotoğraflarına göre de orman sayılan yerlerden olduğu, Devlet Ormanlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 169/1-2, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/D, 18/2 maddeleri, 6831 sayılı Orman Yasası ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre tabi servet niteliğinde olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı, tapu yada kazandırıcı zamanaşımı yoluyla veya başka bir yol ile kazanılamayacağı, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak Anayasanın 169 ve 6831 sayılı Yasanın 93. maddeleri karşısında, ormanlar üzerinde herhangi bir şerh konulamayacağı halde mahkemece maddi yanılgı ile beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesine karar verilmemesi doğru değil ise, bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; ayrıca, 19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehdarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaz” ve yine 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen geçici 11. maddesinde “Bu Kanunu
K5304 md.93
K3402 md.17
K202 md.18/2
K6099 md.16
K3402 md.11
K3402 md.4
K6100 md.3
K6831 md.45
K6831 md.2
İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com Bu belge 13.04.2026 tarihinde oluşturulmuştur. Resmi belge niteliği taşımaz.
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/14011 E. , 2011/13784 K.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com | Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.