(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/9133 E. , 2012/17738 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine 3 adet çekle ilgili icra takibi başlattığını, müvekkilinin bu çeklerle ilgili toplam 4.800,00 TL ödeme yaptığını, ancak bu ödemeler düşülmeden çek bedellerinin tamamı üzerinden icra takibi yapıldığını,ayrıca davalının icra takibinde 60,00 TL fazla faiz ve 43,98 TL fazla komisyon bedeli talebinde bulunduğunu belirterek, müvekkilinin icra takibine konu toplam alacaktan 4.903,98 TL'si için borçlu olmadığının tespitine,haksız ve kötüniyetli davalı aleyhine bu bedelin %40'ı oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının takibe konu çeklere mahsuben 4.800,00 TL ödeme yaptığını kabul ettiklerini, ancak diğer itirazlarının haksız olduğunu, bunun yanında davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacının takibe konu edilen borç ile ilgili olarak icra takibinden önce toplam 4800,00 TL ödeme yaptığı, fazla ödenen 60 TL ve 43,98 TL dikkate alındığında davanın kabulüne, davacının takibe konu senetler nedeniyle davalıya 4.903,98 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davalı, takip tarihinden önce dava konusu çeke mahsuben 4.800,00 TL ödeme yapılmış olmasına rağmen bu miktarı da takibe konu etmesi nedeniyle takibinde kötüniyetli sayılması gerekmekte olup, bu miktar üzerinden davacı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.