2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle, 05.08.2016 tarihinde meydana gelen ve ... idaresindeki ... plakalı aracın, maddi hasarlı trafik kazasından dolayı bekleyen ... plaka sayılı araca çarpması sonucu kaza yapan araçlar arasında bekleyen ... ve ... isimli müvekkillerinin yaralanarak malul kaldığını, her ne kadar dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurulmuş ise de kendisine ödeme yapılmadığını ileri sürmek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 100’er TL geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatı tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti (Sakatlanma ve Ölüm Kişi Başına — 250.000,00 TL) ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacı, sigortalı araç sürücüsüne ait kusur ve zararın kanıtlaması gerektiğini, zararın kanıtlanamaması halinde müvekkil sirketin sorumluluğu bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar 05/08/2016 tarihli trafik kazasında yaya olup davalı, dava dışı kişinin sürücüsü olduğu ... plakalı aracın aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketidir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 05/08/2021 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğu, davalı tarafından da hasar dosyasının açıldığı, iş bu dava şartının davadan önce yerine getirildiği, açılan hasar dosyası ile davacı tarafa 5.932,16 TL ödeminin yapıldığı görülmüştür. Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Kazaya karışan ... plakalı araç 26.05.2016-2017 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 05/08/2016 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacıların talep ettiği geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatından dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacılar zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacılar bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişilerden kusur, maluliyet ve iyileşme süresi ile zarar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır. Ege Üniversitesi Hastanesi ATK'ndan alınan 04/10/2018 tarihli sağlık kurulu raporunun sonuç kısmına göre; "1. ...”in olaya bağlı kalıcı fonksiyon kaybı bulunmadığı, dolayısıyla ilgili yönetmelikte Meslekte Kazanma Gücünde Azalma Oranına neden olabilecek bir arızasının bulunmadığı, 2. Tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) hafta olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 30/04/2018 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; " A) Sürücü ...'nın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu, B) ...'nin %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu, C) Davacı yaya ...'in %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu, D) Davacı yaya ...'nın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Sunulan rapor ile soruşturma dosyasında alınan rapor çelişmekte ise de; ATK tarafından hazırlanan raporda tarafların kaza anındaki durumlarının doğru tespit edildiği, kusur oranlarının kaza ile uyumlu olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulu'ndan alınan 19/06/2019 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; "1)26.12.1977 doğumlu ...’nın 05.08.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, 2)İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Aktüer bilirkişinden alınan 28/03/2022 raporunda özetle; davacılar için sigortalı araç sürücüsünün %25 oranındaki kusur miktarı bakımından ... için 248,56 TL, ... için 248,56 TL Geçici iş görmezlik tazminatı hesaplandığı; hesaplanan davacı zararlarının poliçenin kişi başı –tedavi giderleri teminatı kapsamında kaldığı; dosya kapsamına göre kazalı aracın otomobil vasfında bulunduğu, davalı ...’ya eksiksiz yapılan başvuru tarihine 8 iş günü ilavesi ile 25.10.2016 ya ulaşıldığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplama asgari ücret üzerinden yapıldığından ve davacılar vekilinin dava dilekçesinde müvekkillerinin asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiklerine ilişkin iddiası bulunmadığından rapor yeterli görülmüştür. Davacılar vekili tarihli talep arttırım dilekçesi ile toplam 497,12 TL' nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili istemiştir. Tüm bu nedenler ile;
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın