Yukarıda yazılı ilk derece Mahkemesi'nin kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
27.10.2022 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesinde de imza inkarına konu senedin herhangi bir işleme esas alınamayacağı belirtilmiştir. Uyuşmazlık, takip başladıktan sonra 6100 Sayılı HMK'nın 209. maddesi uyarınca tedbiren takibin durdurulmasına karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. ... 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi gereğince takibin durdurulması sonucunu doğurmaz. Anılan hüküm, ''genel mahkemelerde açılan davalarla ilgili olarak senedin hiçbir işleme esas alınamayacağını, başka bir anlatımla delil olarak kullanılamayacağını öngörmekte olup, icra takibine etkisi yoktur.'' görüşüne yer verilmiştir. Yargıtay 12. HD'nin 20.04.2015 tarih 2015/1965 E., 2015/1028 K. sayılı kararı da bu yöndedir. Dairemizce Yargıtay 12. H.D'nin görüşüne iştirak edilmiştir. Zira İİK'nın 72/3. maddesinde özel ve açık bir düzenleme var iken ve HMK'ya açık atıf yapılmamışken HMK'nın 209. maddesindeki genel düzenlemenin uygulanması mümkün değildir. Aksinin kabulü kötü niyetli imza inkarlarına yol açacağı açıktır. Buna göre, İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca menfi tespit davasında takip başladıktan sonra ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, davacı tarafça teminat karşılığı ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi de istenilmediği için davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. ... Mahkememizin 17/06/2022 tarihli ara kararı ile takip tarihinin dava tarihinden önce olduğu anlaşıldığından İcra ve İflas Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı HMK’nun 209. maddesi hükümlerine göre mi çözümlenmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır. İcra ve iflas hukuku, icra ve iflas takiplerinin usul hukuku niteliğindedir. Bu hukuk dalının amacı, bir yandan takip alacaklısının alacağına kavuşması için borçlu veya üçüncü kişilerin çıkarabilecekleri zorlukları ortadan kaldırmak, diğer yandan kötü niyetli takiplere karşı takip borçlusunun kendisini korumasını sağlayacak hukuki çareler bulmak, bu arada takipten etkilenen üçüncü kişilerin menfaatlerini korumak, takip işlemlerinin yapılması sırasında insan hak ve hürriyetlerinin ihlal edilmesini önlemektir. İcra iflas hukukunun en önemli kaynağı İcra ve İflas Kanunu 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesinin uygulanması gerekeceğini bu madde gereğince icra takibinin olduğu yerde duracağını, bunun için sahtelik iddiasının ileri sürüldüğü mahkemece ayrıca tedbir kararı verilmesi gerekmediğini, borçlu tarafından icra dairesine başvurulması halinde icra müdürlüğünce anılan madde uyarınca sahtelik davası sonuna kadar icra takibinin durdurulması gerekeceğini, icra müdürünün kararının taraflarca İİK.nun 16/2.maddesi uyarınca süresiz şikayet konusu yapılabileceğini, hakim tarafından 6100 sayılı HMK'nın 209/1. Maddesinin re’sen nazara alınacağını, mahkemece sahtelik iddiasının imza inkarı dışındaki bir sebebe dayandığının belirlenmesi halinde takip hukukunun özelliği ve acele karar verilmesi gerekliliğinin bir sonucu olarak, sahtelik davası bekletici mesele yapılmadan, sahtelik davasında karar verilinceye kadar icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini, şartları oluşmasına rağmen HMK’nın 209 maddesinin takip hukukunda uygulanmaması halinde borçlunun ancak İİK.’nun 72/3. maddesi gereğince icra kasasına yüklü miktarda para yatırarak icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceğini, bu uygulamanın da 2011 yılında yürürlüğe giren yasanın borçluya tanıdığı hakları ortadan kaldırılması sonucunu doğuracağını, davalının almış olduğu ihtiyati haciz kararının Çerkezköy İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile tatbik edilerek müvekkilinin banka hesapları, araçları ve gayrimenkulüne haciz ve yakalama şerhi konulduğunu, Çerkezköy İcra Mahkemesi'nin 2022/154 Esas sayılı dosyası ile teminat mukabilinde ihtiyati haczin kaldırılması kararı alınarak 98.140-TL teminat mukabilinde ihtiyati haczin kaldırıldığını, senetteki imza ve yazıların kesinlikle müvekkiline ait olmadığını, imzaya açıkça itiraz ederek Çerkezköy İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/155 Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açıldığını ve derdest olduğunu, müvekkilinin kesinlikle böyle bir senet imzalamadığını, alacaklı ve ciranta olarak ismi geçen şahısları kesinlikle tanımadığını, zaten dosyada sadece müvekkili için ihtiyati haciz kararı alındığını, ciranta olarak ismi geçen ... ve ... isimli şahıslar için bir işlem yapılmadığını ve ihtiyati hacizden feragat edildiğini, davalının iyi niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, davaya konu olan senet hakkında resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçları sebebiyle Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığına taraflarınca ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, 2022/7558 numaralı soruşturma dosyasının bulunduğunu, müvekkilinin ticari hayatının ve mal varlığının zarar görmemesi ve telafisi imkansız zararların oluşmaması için tedbir kararı verilmesi gerektiğini, mahkemece yapılacak araştırma ve alınacak bilirkişi raporu sonucunda haklı olduklarının ortaya çıkacağını, bu süreçte müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması ve haciz tehdidi altında kalmaması için HMK m.209 gereğince icra takibinin dava süresince durdurulmasına karar verilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 İİK md.72/3 HMK md.209/1 İİK md.170 K6100 md.1 K492 md.1 İİK md.72 İİK md.50 K6100 md.209 İİK md.169 İİK md.170/1 HMK md.362 HMK md.209 K6100 md.209/1 K6100 md.355