26. Hukuk Dairesi

HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf eden davalının sıfatına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın taraf ehliyetini düzenleyen 50. maddesinde, "medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu", TMK.'nın 28. maddesinde de "kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayacağı ve ölümle sona ereceği" düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 28/1. maddesi gereğince, gerçek kişiler yönünden maddi hukuk bakımından hak ehliyeti ve usul hukuku bakımından da taraf ehliyeti ölümle son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen ve mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar ise tarafın ölümü ile konusuz kalmaz, bu davalara ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Dava ve taraf ehliyeti HMK’nın 114 ve 115. Maddeleri gereğince dava şartlarından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken hususlardandır. Somut olayda; 07.10.2016 tarihli dava dilekçesi ile 24.02.2002 doğumlu davacı ...’ya velayeten anne –babası olan ... ve ... tarafından, ...’ın davaya konu 07.08.2016 tarihli kazada yaralandığı, malul kaldığı ileri sürülerek cismani (geçici ve sürekli iş göremezlik) tazminat talebinde bulunulmuştur. Yargılama sırasında 23.03.2017 tarihinde ...’nun vefat etmesi üzerine davaya mirasçıları olan anne-babası tarafından devam edilmiştir. Hükme esas alınan 16.04.2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının kaza tarihinde 14 yaşında olması nedeniyle geçici işgöremezlik zararının olmadığı, 07.08.2016 kaza tarihinden 23.03.2017 ölüm tarihine kadar olan döneme ilişkin kusur indirimi yapılmadan %100 maluliyet oranına göre 9.203,72 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı hesaplanmış; Mahkemece anılan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 500,00 TL'lik geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 9.203,72 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 04/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak 1/2'şer pay ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Mahkemece davacı ...’ın yargılama aşamasında vefat etmesi üzerine hükmün davacı anne-baba lehine kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamıştır. Eldeki dosya kapsamından kusur incelemesi yapılmadığı, mahkemece Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/35 - 420 sayılı dosyasındaki davacı ...’ın %50, sigortalı araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi raporunun yerinde olduğu belirtilmiş ise de, hükme esas alınan 16.04.2019 tarihli aktüer raporunda kusur indirimi yapılmadan davacı ... için, 9.203,72 TL sürekli iş göremezlik tazminatı belirlenmiş olup, mahkemece kusur oranındaki kabulünün aksine sigortalı sürücünün %100 kusuruna göre belirlenen tazminata hükmedilmekle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır. Bu durumda mahkemece davacılar ... ve ... tarafından ... Sigorta AŞ aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı istemiyle açılan Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/35 Esas 2017/420 Karar sayılı dosyası da getirtilerek kusur yönünden gerektiğinde uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle müteveffa küçüğün ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranlarının belirlenmesi, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe kapsamı ile sınırlı olduğu da değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. Müteveffanın maluliyetine ilişkin Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi ATK’nun 07.02.2019 tarihli raporunda sonuç olarak; "dosyasının tetkik bulguları bildirilen ... ve ... oğlu, Elmadağ 2002 doğumlu ...'nun 07.08.2016 tarihinde geçirmiş olduğu yaralanmasından dolayı;1. Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alındığında vücut genel çalışma gücünden %100 (yüzdeyüz) oranında kaybettiği, Sürekli iş göremezlik halinde kaldığı, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin 12. Maddesine (03.08.2013- 28727 Sayılı Resmi Gazete) göre devamlı surette başkasının bakımına muhtaç OLDUĞU kanaati" bildirilmiş, anılan rapora davalı vekili itiraz etmiş olmasına rağmen hükme esas alınmıştır. Anılan raporda müteveffa ...’ın dava konusu kazadan önceki gelişme geriliği nedeniyle takipli olduğu, özgeçmiş; antenatal öykü: takipli, natal öykü: nvy, miad, postnatal öykü; gelişim öyküsü: 7 yaşından itibaren gelişme geriliği ve öğrenme güçlüğü olan hastanın özel eğitim aldığı, geçirdiği hastalıklar, ameliyatlar bölümünde 2 yaşında strabismus nedeniyle opere olduğu, 8 yaşında buzda düşmesi nedeniyle sol humerusun opere edildiği, platin takıldığı belirtildiğinden davalının itirazları da değerlendirilerek, müteveffa davacı ...’nun maluliyet oranı, maluliyetinin varlığı halinde maluliyet ile dava konusu kaza arasındaki illiyet bağı; davacının kaza öncesi hastalığı ve ameliyatlarının kaza sonrası maluliyetine etkisi yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak; maluliyet durumunun değişmesi halinde de hükme esas 16.04.2019 tarihli tazminat raporu tarihindeki verilere göre aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap