2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2011/20277 E. , 2012/15169 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMES :Kiraz Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :15.06.2011
NUMARASI :Esas no:2010/59 Karar no:2011/114
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi ve tazminatların reddi, davalı koca tarafından ise boşanma davasının tümü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Her ne kadar mahkemece tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilmişse de; toplanan delillerden; davacı kadının kocasını beğenmediğini ve onu sevmediğini söyleyerek birlikte yaşamaktan kaçındığı; buna karşılık davalı kocanın ise, eşine fiziksel şiddet uyguladığı, birlik görevlerini ihmal ettiği, makul karşılanmayacak ölçüde kıskançlık davranışı göstermek suretiyle eşine psikolojik baskı uyguladığı ve hamile eşine çocuğun kendisinden olmadığını söylediği anlaşılmaktadır. Bu durumda; evlilik birliğinin iki tarafın kusurlu davranışları sonucu temelinden sarsıldığı ve bu sonuca ulaşılmasında, davalı kocanın davacı kadına göre daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Gerçekleşen bu kusurlara göre; Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesindeki boşanma koşulları gerçekleştiğinden; mahkemece boşanma kararı vermesi isabetli olmakla birlikte; hükmün kusura ilişkin gerekçesi hatalı olmuştur. Ancak, karar usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçe doğru bulunmazsa; Yargıtay tarafından gerekçe değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar verileceğinden (HUMK.md.438/son); boşanma hükmünün kusura ilişkin gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiş ve buna bağlı olarak da davalı kocanın tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersiz bulunmuştur.
2.Yukarıda l. bentte açıklandığı gibi boşanmaya neden olan olaylarda davalı koca daha ağır kusurludur. Durum böyleyken; mahkemece hatalı olarak taraflar eşit kusurlu kabul edilip, buna bağlı olarak da davacının maddi ve manevi tazminat ( TMK. md. 174/1-2) taleplerinin reddi doğru olmamış; bozmayı gerektirmiştir.