Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın tarafından davalı koca aleyhine açılan boşanma davasında kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı kadın temyiz etmiştir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 237. maddesi uyarınca kesin hüküm bulunduğunun kabul edilmesi için her iki davanın taraflarının, konusunun ve hukuki sebebinin aynı olması gerekir. Koca tarafından açılmış olan ilk boşanma davası; kocanın davasını ispat edemediği, geçimsizliğin kocanın anne ve babasının kadını istememesinden kaynaklandığı gerekçesiyle reddedilmiş; hüküm 23.7.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı kadın ise, temyize konu bu boşanma davasını 16.3.2010 tarihinde açmıştır. Her iki davanın konusu (boşanma) aynı ise de, sebebi ve taraf sıfatları farklıdır. İlk davayı kocanın açmış olduğu ve reddedildiği dikkate alındığında, ret hükmü o davanın davacısı olan koca yönünden kesin hüküm engeli oluşturmasına rağmen; davalısı (şimdiki davanın davacısı) olan kadın açısından ise, açacağı davada bir kesin hüküm engeli oluşturmayacaktır. Her iki davada toplanan delillerden davalı kocanın anne ve babasının evliliğe müdahale edip, davacı kadını evden kovdukları, davalı kocanın da eşini ailesine bırakıp, kadının eniştelerine "ben kadını kullandım, alın siz de kullanın" diyerek hakarette bulunduğu; böylece davalı kocanın evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda tamamen kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; mahkemece davacının davasının kabulüne karar vermek gerekirken, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
07.06.2012 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Aile Hukuku 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu K1086 md.237