5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2006 yılında tasfiye sonucu sicilden silinmesine karar verilen "Sınırlı Sorumlu ...Evler Konut Yapı Kooperatifi"nin o dönemdeki üyesi olduğunu, üyelerinin konut sahibi olması amacıyla faaliyet yürütmüş olan kooperatifin tüm üyeleri adına taşınmaz üzerinde bina inşaatını tamamlayarak taşınmazları sahiplerine teslim ettiğini, müvekkilinin o tarihten beri söz konusu taşınmazda kendisine düşen bağımsız bölümde malik sıfatıyla oturduğunu, 2021 yılında yetkililerce yapılan incelemede söz konusu binanın riskli yapı olduğuna karar verildiğini ve yıl sonuna doğru binanın yıkıldığını, diğer kat malikleri ile anılan taşınmaz üzerinde yeni yapı inşa edilmesi çalışmalarına başlandığı esnada müvekkiline kooperatif tarafından teslim edilen bağımsız bölümün tapu sicil müdürlüne müvekkili adına tescili işleminin gerçekleştirilmemiş olduğunu ve kooperatifin bu işlemleri tamamlamamış olduğunun fark edildiğini, yeni bina inşası aşamasında müteahhitlerle veya resmi birimlerle yapılacak hukuki muamelelerde kesintiler, aksaklıklar yaşandığını, idari makamlara durumun açıklanan şekilde düzeltilmesi için yapılan başvurulardan netice alınamadığını, hukuki olarak sorunun çözülebilmesi için tasfiye edilmiş olan anılan kooperatifin yeniden tescil edilerek eksik kalan hususun tamamlanmasının sağlanması gerektiğini ileri sürerek Sınırlı Sorumlu ...Evler Konut Yapı Kooperatifi'nin müvekkili yönünden tapuya tescil işlemini tamamlamak ve bu ek tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere TTK 547 maddesi uyarınca yeniden tesciline, tescil sonrası işlemi tamamlamak üzere son yönetim kurulu üyesi ve tasfiye memurları olan davalılar İsmail Gürbüz ve Kani Mutlu'nun görevlendirilip yetkilendirilmelerine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; Müdürlüğün ...sicil numarası ile kayıtlı bulunan Sınırlı Sorumlu ...Evler Konut Yapı Kooperatifi'nin 29/01/2006 tarihli kooperatifin tasfiyesinin sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescilinin 14/02/2006 tarihinde yapıldığını, kooperatifin terkininin 17/02/2006 tarih ve6495 sayılı Türkiye ticaret sicili gazetesinde ilan edildiğini, kooperatifin terkin tarihinde derdest davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini bildirerek ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına, açılan davada Müdürlük yasal hasım olduğundan vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. Dava, ticaret sicilinden terkin edilen kooperatifin ihyası istemine ilişkindir. Deliller toplanmış, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 14/03/2022 tarihli cevabi yazısında; kooperatifin 29/01/2006 tarihli genel kurula göre tasfiye kapanışı yaptığı ve müdürlükteki sicil kaydının 14/02/2006 tarihinde tescil edilerek silindiğini bildirilmiştir. Tapu Sicil Müdürlüğünden dava konusu taşınmazın sicil kaydı getirtilmiş, incelenmesinde; .... nolu bağımsız bölümün ihyası talep edilen SS ..... Konut Yapı Kooperatifi adına kayıtlı olduğu görülmüştür. İddia ve savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; ticaret ortaklıkları gibi kooperatiflerin de tüzel kişiliği bulunmakta olup, ticaret sicilinden silinmesi ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, kooperatif tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi, aynı zamanda borçlar hukukuna ilişkin hukuki bir işlem olup, bu karar ve işlemin hataya dayanması karşısında gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. madde hükmü yollamasıyla uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nin 547. maddesi ise “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir. Bu tür davalarda husumet, tasfiye işlerini eksik bırakarak, tasfiyeyi sonra erdiren en son görevdeki tasfiye kurulu üyeleri ile, terkin işlemini yapan yasal hasım Ticaret Sicil Memurluğu'na yöneltilmelidir. Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; ihyası istenen kooperatifin 29/01/2006 tarihli genel kurula göre tasfiye kapanışının yapıldığı ve sicil kaydının 14/02/2006 tarihinde silindiği, tapu kaydına göre kooperatifin tasfiyeye dahil etmediği bağımsız bölümün mevcut olduğu, dosyada mevcut .....Site Yöneticiliğinin yönetim defterine göre dava konusu bağımsız bölümde davacının mukim olduğu, ancak tapu kaydında ihyası istenin kooperatifin malik olduğu, bu bağımsız bölümün tapu tescil işlemleri için kooperatifin ihyasını istemekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne ve ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere son tasfiye memurları ....'ün tasfiye memuru olarak atanmalarına karar vermek gerekmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın